Doğal ışığı amacımıza en uygun biçimde doğru kullandığımızda sonucun ne kadar fotoğrafa yakışır olduğunu göreceksiniz. |
|

|
Kompozisyonda kadraj, grafik düzen, leke dağılımı, elbette önemli hususlardır, gereklidir fakat bütün bunlar yapılsa bile çalışmamızı doruklara taşıyacak olan doğru ışıklandırmadır. Işığı ne kadar iyi tanırsanız ve onu okumayı öğrenirseniz sanatsal değerlere o kadar yaklaşmış olursunuz. Tepeden gelen ışık bir obje için gerekli iken, bir diğeri için çok yanlıştır, onu yassılaştırır, adeta sıfırlar. Fotoğrafta ışığın önemine kadar çok tekrarlansa yeridir. Bu bahsi kapatmadan önce son olarak bana göre ışığın sihirbazlığını bir kez daha sizlerle paylaşmakta yarar görüyorum. Işık gerçekten bir sihirbazdır. |
|
 Işıksız bir kaya yüzeyi, kabaca baktığımızda karşımızda kocaman bir kaya kütlesi gibi görülüyor.
|
Yanınızda makinanız yoksa bile ışığı keşfetme arayışlarınızı sürdürmek, size sayısız faydalar sağlayacaktır. Değişik ışıklarda aynı nesnenin ne kadar ilginç ve çarpıcı olduğunu veya ne kadar anlamsız olduğunu ayırt etme noktasına gelirseniz, artık her şeyden daha çok zevk alan bir gözlemci oldunuz demektir. O zaman bol bol deklanşöre basmaktan sizi kimse alıkoyamaz. |
|
 Aynı açıdan aynı kayaya ışık geldiğinde, orada Hititlerin 12 tanrısı karşımıza çıkıveriyor. Hal böyle olunca, ışık için sihirbaz yakıştırması yanlış mı?
|
Elbette böyle bir zevkin bedeline katlanacaksınız. O bedel, her deklanşöre bastığınızda paracıklarımızın tükettiğiniz filmin kumbarasına akacağı ya da dijital çekiyorsak eve döndüğünüzde çektiğiniz yüzlerce fotoğrafın arasından en iyiyi ayıklamada yaşayacağınız karmaşa olacaktır. Bizden söylemesi, seçim size kalmış.
|
|
 Bir kabartmanın fotoğrafını tarafsız, yumuşak bir ışıkta çekerseniz kabul edilebilir bir sonuç alabilirsiniz.
|
|
 Fakat bu kabartmanın yandan ve 45-50 derece açıyla tepeden gelen bir ışık ile rölyef tesirinin çok daha zengin görüneceğini bilmelisiniz. Biraz sabredip güneşin az daha dönmesini beklerseniz sonuç daha da çarpıcı olacaktır.
|
|
 Zikzak çizerek akan, arazide hoş bir grafik oluşturan suyun uygun açısı bulunmuş, fakat ışığı önemsemeden çekim yapılmıştır. 0 yüzden başrolü oynayan suyun vurgusu güçsüzdür. Arazinin ve suyun poz değerleri çok yakın olduğundan arazi ve su konuya ortak olmuştur.
|
|
 Biraz sabredip ışığın karşımıza doğru gelmesini bekleyerek su yüzeyinde parlaması, suyun ön plana çıkmasını sağlamıştır. Fakat suyun grafik etkisi henüz tam yerine oturmamıştır.
|
|
 Birkaç adım açı değiştirerek zaten iyice yatmış olan ışığı karşınıza aldığınızda suyun ayna tesirinden yararlanıp araziyi silmiş olursunuz. Ve yalın bir grafik en çarpıcı görünümü ile ışık sayesinde sizlere sunulmuştur. Tabi burada pozlandırma sudan yapılmıştır.
|
|
 Aynı yerden farklı kadraj ile çekilen bu fotoğrafta ise su, altına boyanmış ve zemin biteviye silinmiştir. Elbette bunların tümü pozlandırmada farklı uygulama gerektirir. Fotoğraflar: Saklıkent, Eşen Çayı
|
|
 Bu fotoğrafa baktığınızda, pozlandırma farkı deyişimin manasını daha iyi anlayabilirsiniz. Zemine düşen bulut gölgesi, 100 ISO’da 1/125 - f4.5 veya f5,6 değer verirken, bulutun üzerindeki poz değeri 1/125 - f16 veya f22 diyaframdır. Su ile zemin arasındaki fark da böyledir. Işık döndükçe, vermek istediğiniz mesaja göre pozlandırma değeri değişecektir.
|
|
 Az yatık ve karşımızdan gelen ışık sayesinde taşlar en belirgin halini almış, yürüyenlerin önlerine düşen gölgeleri de fotoğrafa boyut kazandırmıştır. Genel ölçüm ile pozlandırılmıştır.
|
|
 Işık yine karşıdan fakat hafif sağdan gelmektedir, eğer böyle olmayıp ışık tam arkamızdan gelseydi, yürüyen modeller kaldırıma yapışmış gibi yassılaşacaktı Pozlandırmada genel ölçüm yapıldı.
|
|
 Karşınızda bulutların arasından süzülerek gelen bir ışık, size Antalya Konyaaltı plajını alışılmışın dışında bir durumda sunacaktır. Burada pozlandırma genel ölçüm veya dağların üzerine vurmuş huzmeli bölgeden yapılabilir.
|
Bir sonra ki konu: Fotoğrafçı İyi Bir Gözlemci Olmalıdır İbrahim ZAMAN |
|