Epson firmasının sponsorluğunda 5 yıldır düzenlenen geçtiğimiz sene toplam 80.000.- USD"lık ödülün dağıtılıp, içlerinde Türkiye"den de katılımıcıların bulunduğu 18 ülkeden gelen fotoğrafçı ile gerçekleşen Kızıldeniz"in Gizemleri Yarışmasının Sergisi 14 Mart"a kadar Koç Müzesi"nde fotoğraf severlerin beğenisine sunulmuştur. |
|

|
Sergi Kuratörü ve aynı zamanda dünya çapında isim yapmış bir sualtı fotoğrafçısı olan David Pilosof ile sizler için görüştük. Sergiyi gezdiğimizde büyüleyici renklere bezenmiş fotoğrafların gerisine saklanmış neşe duygusunu hissettik. Bu röportajdan sonra ise Kızıldeniz"in Gizemleri Sergisine bu keyfi katan kişinin renkli ve esprili karakteri ile David Pilosof olduğunu gördük. Lafı uzatmadan hemen röportajımıza geçelim. |
|

|
Fotoğrafçılığa ilgi duyduğunuzu ilk olarak ne zaman ve hangi vesile ile fark ettiniz? Fotografçılığa 1969 yılında Sina"da bir petrol firmasında arazi fotografçısı olarak çalışarak başladım. Sualtı fotografçılığıyla da burada tanıştım. İlk dalıştan sonra bu alana ilgim artarak devam etti. Denizlerin gizemini keşfederek sualtını doğal stüdyom gibi kullanmaya başladım. Sizi ilk heyecanlandıran fotoğrafınızı hatırlıyor musunuz? Bu fotoğrafı hangi makineyle çektiniz ve sizi hala heyecanlandırıyor mu? Fotoğrafçılığa başladığım yıllarda her biri diğerinden farklı 12 kare çekilebilen filmler kullandım. Eldeki sınırlı imkanlardan dolayı, deklanşöre basmadan önce iki kez düşünmek zorundaydık. İlk fotografı 70mm"lik Hasselblad"la çektim. Ektachrome filmler kullanıyordum bu yüzden tab edilmesi için New York"a gönderip elime geçmesi için 3 hafta beklemem gerekiyordu. Günümüzde çektiğiniz kareleri artık anında görebiliyoruz. Dolayısıyla eskiden çektiğimiz karelerin tümü için elimize basılı olarak geçene kadar heyacanlı bir bekleyiş yaşardık. |
|
 Epson Türkiye Genel Müdürü Sevil Kanat ve David Pilosof Sergi Açılışında
|
O günlerden bu yana baktığınızda, size göre fotografçılıkta başka ne gibi değişimler yaşandı? Bence en büyük değişim, artık piyasada her ihtiyaca uygun fotograf makinelerinin bulunuyor olması. Sualtına dalıyorsanız ve paranız da varsa, eskisinden farklı olarak üstün özelliklere sahip pahalı makineler satın alabiliyorsunuz. Hatta bu cihazları nasıl kullanmanız gerektiğine ilişkin rehber kitap veya kılavuzları da kolayca bulabiliyorsunuz. Ancak, bunlarla yetinmeye kalkarsanız yanılacağınızı da bilmeniz gerekli. Çünkü, öncelikle ortaya çıkaracağınız eserlerin bakanlarda "vay be" dedirtecek bir düşünce ve bakış açısına sahip olması lazım. Unutmayınız ki mükemmel bir sonuç için mükemmel bir fotograf makinesi yeterli değildir. Kısacası; başlangıç seviyesindeki birinin çekeceği 300 kareden sadece birinin iyi olabileceği gerçeğini aklımızdan çıkarmamakta yarar var. |
|

|
Sualtı ile bağlantılı olarak hangi tarz fotoğrafları tercih ediyorsunuz ve en çok hangi objektifi kullanıyorsunuz? Sualtı fotografları çekmeye başladığım 1969"da ilk olarak üzerinde Rollymarine olan Rollyflax kullandım. Bu cihazın üzerinde Nikons 1 vardı. Günümüzde dijital fotoğraf makinelerinin artmasına bağlı olarak kullanabileceklerimizin yelpazesi genişledi. Ben daha çok SeaCame"li Nikon Dx-200"ü tercih ediyorum. |
|

|
İstanbul’da sergilenmekte olan küratörlüğünü yaptığınız ‘Kızıldeniz’in Gizemleri’ yarışması hakkında biraz bilgi verebilir misiniz? Bu fikir ne zaman ve nasıl ortaya çıktı? Şimdiye kadar birçok yarışmaya katıldım. Bunların çoğunda bir şeyin eksik olduğu hissi uyanmaya başladı. Bu yüzden 5 yıl önce Kızıldeniz"in Gizemleri yarışmasını ödüllü bir hale getirerek duyurduk. Çünkü, ödüllerin fotoğraf sanatçılarını motive dip cesaretlendirdiğine hatta onları farklı bir maceraya sevk ettiğine inanıyorum. Yarışma her yıl Eliat"ta9-14 Kasım tarihinde düzenleniyor. Dalış dünyası ile yüksek teknolojiyi buluşturmayı amaçlayan bu yarışma, extrem sporlar, turizm, koruma ve yeni kategorilerinde başlangıç seviyesinde video çekimlerini de içeriyor. |
|

|
Etkinliğe kaç ülkeden katılım oldu, bunların arasında Türkiye’den de sanatçı var mıydı ve ödüller hakkında da bilgi verebilir misiniz? Yarışmada aralarında Türkiye"nin de olduğu 18 ülkeden katılım gerçekleşti. Yarışmaya Türkiye"den sualtı fotograf sanatçısı olarak Alptekin Baloğlu ve Levent Konuk katıldı. Yarışmada dereceye girenlere Epson, ödül olarak 10 bin dolarlık çek takdim etti. Ayrıca, değeri 15 bin doları bulan Papua Yeni Gine"deki Loloata Resort"ta üç haftalık dalışı da içeren tatil hediye edildi. Çeşitli kurum ve kuruluşların da ödül verdiği yarışmada toplam ödül bedeli 80 bin dolara ulaşıyor. Katılımda kültürler arasında değil ama bölgeler arasında bir farklılık göze çarpıyordu. |
|

|
Epson gibi bir teknoloji firmasının bu oluşumdaki desteği size ne gibi kolaylıklar sağladı? Epson, baskı ve görüntüleme teknolojileri alanındaki uluslararası iddialı başarısını kanıtlamış bir şirket. Bu da sualtı fotograf yarışmasına katılan sanatçıların hem nakit ödül almalarını hem de prestijli bir etkinlikte yer almalarını sağladı. Öte yandan Epson"un sahip olduğu yüksek teknoloji sayesinde, denizlerin gizemli dünyasında görülüp çekilen fotografları kaliteli ve net basabildik. Epson"un baskı ve görüntüleme konusunda geldiği nokta, sanatçıların sualtı fotograf fotograflarının üst seviyedeki kalite taleplerinin tümünü karşıladı. Sualtı fotoğrafçılığına yönelmek isteyenlere öneri olarak neler söylemek istersiniz? Öncelikle, karadayken, sualtında fotograf çekmenin temel kurallarını öğreten bir kursa yazılmalarını öneriyorum. Kursları bitirdikten sonra, sualtında, en uygun kareyi bulmak için, profesyonel sanatçı ve ekipmanlarla uzun süre kalacaklarını akıllarından çıkarmasınlar. Para ve zamanları varsa Epson"un destekleriyle gerçekleştirilen Kızıldeniz"in Gizemleri gibi etkinlikleri yakından izlesinler. Bu konuda akıllarına takılan soruları bu tür etkinlikleri düzenleyen yetkilere sorup önerilerini almaktan kaçınmasınlar. Kimse anasından sualtı fotografçısı olarak doğmuyor! Bu yüzden kendilerini geliştirmek için fotografların neye göre iyi veya köyü olarak belirlendiğini, bu ayırımın hangi kriterlere göre yapıldığını araştırıp öğrensinler. |
David Pilosof kimdir? David Pilosof (Pilo) kariyerine Brooks Institute sualtı fotografçısı olarak başladı. 1978"den bu yana birçok kişisel sergi açtı. Günümüzde de sualtı fotografçısı denince akla gelen ilk isimlerden biri haline geldi. Çektiği sualtı fotograflarının yer aldığı “Samantha” adı iki kitap yayınladı. Samantha"da yer alan fotografların tümü Kızıl Deniz"in gizemli dünyasını anlatan karelerden oluştu. Kitap, uluslararası arenada ses getirip Pilo"nun ününe ün kattı. Pilo, son 5 yıldır İsrail Eliat"taki Epson bölümü için “Kızıldeniz, Sualtı Dünyasından Kareler” adlı ödüllü fotograf yarışmasının kuratorluğunu yapıyor. Dalış dünyası ile yüksek teknolojiyi buluşturmayı amaçlayan bu yarışma, extrem sporlar, turizm, koruma ve yeni kategorilerinde başlangıç seviyesinde video çekimlerini de içeriyor. Aynı zamanda bu çekimler fotoların sergilendiği salonlarda da ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Toplam 80 bin dolarlık ödülü içeren yarışmada birinciye 10 bin dolar nakit ve değeri 15 bin doları bulan Papua Yeni Gine"de iki kişilik 3 haftalık dalış turu, konaklama gibi ödüller veriliyor. Pilosof"un kuratorlugunu yaptığı ödüllü sualtı fotografları yarışması her yıl Eliat"ta 9 ile 14 Kasım arasında düzenleniyor. |
|