Fotopya Röportaj: İsmet Danyeli
  Fotopya

Bu sefer ki konuğumuz, beş farklı jüri ekibinin seçtiklerinden oluşan Mersin Fotoğraf Yarışmaları Kataloğuna, 14 fotoğrafı birden layık görülen değerli 'Amatör' Fotoğrafçımız İsmet DANYELİ

İlk röportaj konuğumuz uluslar arası platformlarda isim yapmış İsrail’li Sualtı Fotoğraf Sanatıçısı David Pilosof’tu. Yaptığımız röportaj Fotopya-MAG’dan bir hafta sonra CNN Turk’te de yayınlandı.


<br/>

 

Fotopya’dan da fotoğraflarını takip edebileceğiniz İsmet Danyeli’ye öncelikle bizlerle gerçekleştirmiş olduğu bu samimi sohbet için teşekkür ediyor ve sorularımızı yöneltiyoruz….

 

Fotoğrafa ilgi duyduğunuzu ilk olarak ne zaman ve hangi vesile ile fark ettiniz?

1999 Körfez depreminde Adapazarı"nda yaşıyordum. Büyük bir felakete tanıklık ediyordum, ama bu felaketin izleri de günden güne siliniyordu. Enkazlar kaldırılıyor, dramlar umuda dönüşüyor, acılar hafifleyerek azalıyordu. Bu tarihi olaya tanıklık etmenin dışında onları belgelemem gerektiği düşüncesi oluştu. Ödünç aldığım bir fotoğraf makinesiyle tanıklığımı belgeledim.

Ancak fotoğrafa yoğun olarak başlayabilmem 2005 yılında dijital bir makine almamla oldu.

 


<br/>

 

Sizi ilk heyecanlandıran fotoğrafınızı hatırlıyor musunuz? Bu fotoğraf sizi hala heyecanlandırıyor mu?

Fotoğrafa yeni başladığım dönemdi. 2006 yılının baharında çevreye yaptığım iş gezisi sırasında ırgat çadırlarına misafir olmuştuk. Çalılara çamaşır seren bir kadın dikkatimi çekmişti, objektifimi kendisine yönelttiğimde o kadar güzel gülümsedi ki; deklanşöre bastığımda kafamda kurduğum kompozisyon, fotoğraf makineme kaydedilmişti. O an içimi büyük bir heyecan kapladı. Çok önemli bir buluş yapan bilim adamının heyecanı gibi. Bu fotoğrafımı hala güzel bulurum, tekrar baktığımda o an yaşananlar aklımdan geçiverir.

 


<br/>

 

Fotoğrafçılık dünyasında ilginizi çeken özel bir alan var mı, bu doğrultuda planlı bir çalışma düzeni içinde misiniz?

İçinde öykü barındıran fotoğraflara karşı bir ilgim var, özellikle insan - mekan ilişkisinin yer aldığı fotoğraflar beni heyecanlandırıyor. Bu konudaki heyecanımı disipline etmek ve yakın vadede iki çalışmaya başlamak için hazırlık yapıyorum. Bunlardan biri imgesel anlatılar içeren tarihsel bir çalışma olacak. Her iki çalışmanın basılı ürünlerini de fazla uzak olmayan bir zamanda sizlerle paylaşmayı diliyorum.

 


<br/>

 

İlgilendiğiniz bu alan ile bağlantılı olarak hangi tarz fotoğrafları tercih ediyorsunuz ve en çok hangi objektifi kullanıyorsunuz?

Mekan-insan-öykü yansımalarını fotoğraflarıma yansıtmak benim için çok önemli. Bu anlamda iç mekan çekimlerinde geniş açı objektifi, dış mekan çekimlerinde ise tele objektifi tercih ediyorum.

 


<br/>

 

Fotoğrafçılığınızı daha ileri seviyelere taşımak için neler yaptınız?

Fotoğrafa başlamam da, daha ileri seviyelere taşımam da kendi çabalarımla oldu. Formel bir eğitim almadım ama kendimi geliştirmek için fotoğrafı hep gündemimde, hatta hayatımın merkezinde tuttum. Kendiliğinden var olan bu heyecanımı bilimsel bir zemine oturtmak için okuma, izleme ve üretme süreçlerini hep birlikte yürüttüm. 

Akıp giden zaman içerisindeki görüntülerden neyin fotoğraf olduğuna ve neyin fotoğraf olmadığına çok hızlı karar verebilmek gerekiyor. Zihindeki görüntü belleği iyi terbiye edilememişse, 4 boyutlu uzay düzlemindeki arzu ettiğimiz fotoğrafı kesip çıkartmak mümkün olamıyor. Terbiye edilmiş görüntü belleği fotoğraf refleksini güçlendiriyor ve görüntüleri ıskalama olasılığınızı azaltıyor.

 


<br/>

 

Fotoğrafçılığın size yaşattıkları ve hayatınıza kazandırdıkları arasında sizin için en önemli olan şey nedir?

Bunu iki başlık altında toplayabilirim. Biri insan ilişkileri. Olağan koşullarda tanıma ihtimalimin olmayacağı insanlarla fotoğraf sayesinde tanışıyor, paylaşıyor, üretiyor ve dostluklar kuruyorum. Bu durum hem birlikte çekim yaptığım insanlar, hem de çekimlerime konu olan insanlar için geçerli. Fotoğraf pek çok ayrımı ortadan kaldıran bir zemin sunuyor bana.  

Diğer kazanımım ise görme kültürü. Görenle görmeyen arasındaki fark bilenle bilmeyen arasındaki fark kadarmış meğer.

 


<br/>

 

Genel anlamı ile fotoğraf, sizin için ne anlam ifade ediyor?

Gerçek yaşamdaki görüntülerin estetize edilmiş hali. Bu estetik değer artık vizörün arkasından bakan gözün doğrularıdır. O zamana kadarki kişisel gelişiminde biriktirdiği her türlü zenginlik fotoğrafa yansır.

 

Fotoğrafçılığa ilgi duyduğunuz alanla bağlantılı bir idolünüz var mı?

İdol değil ama çok beğendiğim ve önemsediğim değerler var. John Berger çok iyi bir anlatıcı, Salgado çok iyi bir fotoğrafçı. Açıkçası benim yapmak istediğim de benzer biçimde kaybolmuş ya da unutulmuş öyküleri fotoğraflayıp yaşama bağlamak.

 


<br/>

 

Yaratıcı olmak yolunda nelerden ilham alıyorsunuz?

En önemli motivasyon kaynağım hayallerim. Nesneleri hayallerimde oluşturduğum dünyaya taşıyorum.

 

Sizce iyi bir fotoğrafçı özgünlüğü nasıl yakalar?

Çalışılmamış konular gittikçe azalıyor, belki de kalmadı. Bu durumda konuya fotoğrafçının yaklaşımı ve anlatma biçimi önem kazanıyor, farklılığı da bu yaratıyor. Herkesin defalarca çalıştığı bir konuyu bakış açınızla yansıtarak konuya başka bir boyut kazandırabilirsiniz.

 

 

Kendi şahsi tecrübelerinize dayanarak, bir fotoğrafın iyi olabilmesi için eksik olmaması gereken unsurlar nelerdir?

Kompozisyon ve ışık.

 

Sizi en çok etkileyen bir fotoğrafı bizle paylaşır mısınız?


<br/>
Fotoğraf: Cristina Garcia Rodero

 

Bizlerle en komik, korkutucu, tedirgin edici ya da duygulandırıcı bir hikayenizi paylaşabilir misiniz?

Taşucu sahilinde fotoğraf çekiyorduk. Balık tutan 10-12 yaşlarında çocuklarla karşılaştık. Çocuklarla diyaloğa geçmek için; “Söyleyin bakalım sizi nasıl çekeyim” dedim. “Ters ışıkta çek” dediler. Şaşkınlıktan ve gülmekten fotoğraf çekemedim.

 


<br/>

 

Fotoğraf çekmekten nefret ettiğiniz bir an hiç oldu mu? Buna sebep olan şey ve o sırada aklınızdan geçenler neydi?

Böyle bir nefret duygusu yaşamadım ama zaman zaman fotoğraf makinesinden uzaklaştığım oluyor.

 

Fotoğraf çekmeyi en çok sevdiğiniz bölge neresi?

Tarsus kırsalında fotoğraf çekmekten büyük keyif alıyorum, hala çekilmeyi bekleyen bir sürü fotoğraf var.

 


<br/>

 

Fotoğraf amaçlı yaptığınız bir gezide en çok hayal kırıklığına uğradığınız bölge neresidir?

Manisa"daki mesir şenlikleri en büyük hayal kırıklığım.

 


<br/>

 

Sergi planlarınız var mı? Bir sergi genel olarak nasıl olmalı ve sergiden genel beklentiniz nedir?  

Yakın vadede bir sergi planım yok. Bir sergi açacağım zaman sergiyi izleyen insanların kafasında bir soruya yanıt oluşturabilmeliyim, ya da başka sorulara yönelmeli izleyici. Konuya dikkat çekebilecek özgünlükte sunum da sergi için çok önemli.

 


<br/>

 

Fotoğrafın sizi en büyüleyen tarafı nedir?

Bir fotoğraf gezisi her zaman sürprizlere ve yeni şeyler öğrenmeme neden oluyor.

Fotoğraf çekimi için gezme ve keşfetme süreci beni hep büyüledi ve ardından gelen “o an” dediğim şeyle karşılaştığımda heyecanım zirveye çıkıyor.

 


<br/>

 

Fotoğraf çekerken, kendinizi bir dünyayı fotoğraf karelerine kendi tarzı ile taşımaya çalışan bir belgeselci gibi mi yoksa yabancı bir alemdeki bir araştırmacı gibi mi hissediyorsunuz?

Fotoğraf çekimi sırasında başka bir dünyadan gelen ve farklı bir dünyayı keşfetmeye çalışan biri gibi hissediyorum kendimi.

 


<br/>

 

Vizörünüzden bakarken ruh aleminiz ya da kişiliğinizde bir değişiklik hissediyor musunuz? Bu duyguyu biraz tanımlar mısınız?

Ait olduğum dünya gözlemlediğim, incelediğim bir dünya haline geliyor. “O an” kendi halinden çıkıp artık bana ait, benden bir parça haline dönüşüyor. Zihinsel bir emek süreci ve bu emeğin sonucunu fotoğrafımda görebilmek büyük bir mutluluk.

 


<br/>

 

Başka bir fotoğrafçıdan öğrenmiş olduğunuz en değerli bilgi ya da tecrübeyi bizlerle paylaşır mısınız?

Safranbolu"da yalnız çıktığım bir fotoğraf gezisinde Cem Turgay ve Muzaffer Sütlüoğlu ile tanışma fırsatım oldu. Fotoğrafa yeni başladığım dönemlerdi, onlarla birlikte çekimlere katıldım. Gölgelerle çalışmayı ve gölgeleri fotoğrafta kullanmayı onlardan öğrendim. Bu benim için bir sıçrama oldu.

 


<br/>

 

Her meslekte, o mesleğin değerini düşüren kişiler vardır. Sizce fotoğrafçılıkta bu kişiler neler yapmakta ve bu değere farkında olarak ya da olmadan nasıl zarar vermekteler?

Fotoğraf benim mesleki uğraşım değil, benim için amatör ruh taşıyan bir yaşam tarzı. Etik konusu akademisyenlerin de üzerinde çok uzlaşabildiği bir alan değil. Sanatın ve etiğin birbirine ne kadar yakın ne kadar uzak durması gerektiğine karar vermek zor. Bugün yanlış olan şey yarın doğru haline gelebiliyor. Da Vinci cesetlerle temas etmenin günah olduğu bir dönemde onları kesip biçerek altın oran gibi bir keşif yaptı.

 


<br/>

 

Siyah Beyaz Fotoğrafçılık size ne ifade etmekte?

Renk olmayan tonlarla renkleri anlatmak. Ne var ki; ilk çekilen fotoğraflar siyah beyaz değil de renkli olsaydı, ve biz bugünün teknolojisini kullanarak fotoğraflarımızı siyah beyaza dönüştürseydik bence izleyicilerde aynı etkiyi yaratmazdı. Bu fotoğraflar manüplasyonlu fotoğraflar olarak ayrı bir kategoride değerlendirilirdi. Yine etkili olurlardı ancak bu mutlaka daha farklı bir etki olurdu.

 


<br/>

 

Dijital Manipulasyonu nasıl tanımlıyorsunuz ve hangi sınırlarda kullanılması gerektiğini düşünüyorsunuz?

Fotoğrafın kendisi bir manipulasyondur. Daha çekmeye karar verirken her fotoğrafçı bunu yapar. Bir nesneyi çekim anında eklemek ya da çıkarmak ile çektikten sonra fotoğrafı işlerken ayıklama yapmak arasında fark yok. Fotoğraf makinesi görüntüyü kaydetme konusunda bir araç, bu aracı destekleyen başka pek çok araç icat edilmiş durumda. Evrim devam ediyor.

 


<br/>

 

Son olarak, fotoğraf ile ilgilenen ve ilgilenmek isteyenlere neler söylemek istersiniz?

Kendilerinden önceki fotoğrafçılar, sanatçılar ve bilim insanları genel kabul görecek bir takım doğruları keşfettiler. Bunların öğrenilmesi toplumsal uzlaşı için gerekli. Ben yaptım oldu tarzında kaotik yaklaşımların fotoğrafa katkı sağladığını düşünmüyorum. Ancak bu demek değildir ki, fotoğraf tekrarlar sanatı olsun. Fotoğrafın kendisi zaten bir arayıştır. Mevcut doğruları kendi nesnellikleri ile özgünlüğe dönüştürmelerini önerebilirim.

 


<br/>

 

Portfolyo Sayfası & İletişim: www.fotopya.com.tr/portfolyo/ismetdanyeli

 


<br/>

 

Fotopya Topluluğu adına İsmet DANYELİ’ye bizlerle yaptığı bu açık yürekli söyleşi için çok teşekkür ediyor, saygılarımızı sunuyoruz. Bir sonra ki röportajımızda görüşmek üzere…

 

        
 
YORUMLAR
  
 
Bu sitenin isim ve yayın hakları Fotopya Fotoğrafçılık Reklam Tur. Org. San. ve Tic. Ltd. Şirketine aittir. Sitedeki paylaşımların tüm hakları ve hukuki ve cezai sorumluluğu paylaşım sahiplerine aittir. Site tarafından hazırlanan yazı, röportaj ürün incelemesi vs tüm içeriğin her hakkı saklıdır. İzinsiz olarak kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz. Bu sitedeki çalışmaların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına göre suçtur. İzinsiz kullanılarak, alıntı yapmak, yasal kovuşturma hakkı doğurur.