Sıradanlıktan Sanatsallığa - İbrahim Zaman
  Fotopya

Bugün sizlerle sıradan fotoğrafın ötesinde neler yapılırsa ve nasıl yapılırsa daha doğru olur? sorusunun peşine takılalım.

Fotoğrafı daha ilginç ve bir kıymet haline getirmenin, konumuza fotoğrafça yaklaşmanın önemini vurgulamaya çalışalım:

Fotoğraf makinasının kabaca tarifle bir saptama aracı olduğunu hepimiz biliriz. Zaten bunun için dünyada milyonlarca fotoğraf makinası bu basit tarif içine giren usullerle kullanılmakta ve tesbit edilen anılar yaşadığımız o anları hatırlamak üzere albümlerimizi süsler. Bu kadarla yetinenler mutlulukla bunu sürdü­rür, sefaları olsun, buna bir diyeceğimiz yok.

 


<br/>

 

Ancak fotoğrafın bir de sanatsal boyutu var. Fotoğraf hem zenaatı hem sanatı bünyesinde barındıran nadir iş kollarından biri olma özelliğini taşır. İşte burada, albümdeki anı fotoğrafları ile barışık ve mutlu kişilerden ayrılmaya başlarsınız. Bu objenin fotoğrafını çekmeliyim, ama nasıl? sorularını kendinize sormaya yö­nelirsiniz. Fotoğrafın ciddi bir iş olduğunu bilirsiniz. Kaygılısınızdır, artık çektiğiniz fotoğrafın sizden başkalarını da ilgilendireceğini, fotoğrafa anlam yüklemek, konunun en çarpıcı mesajını vermek zorunluluğunuz vardır. "Ben yaptım oldu", "ben böyle istedim" gibi sözlerle sorumluluktan kurtulamazsınız. Çünkü artık belli bir iddia ile yola çıkmış, kültür ve sanat alemine katkıda bulunmaya soyunmuşsunuzdur. Burada ele aldığımız örnekler sadece bir ipucu vermek içindir. Bunlar en gü­zeli demek değildir. Fakat bize gö­re yol, doğru yoldur. Umarım sizler buradan yola çıkarak mü­kemmel işler üretirsiniz. Daha önceki sayılarımızda başka yönleriyle ele aldığımız bu konuyu biraz daha sürdürelim.

 



 


<br/>


Anadolu yollarında ilerlerken kırsal alanda mahalli hali ve giysileri içinde gördüğünüz bu modeli hatıra için çekerseniz sadece bir anı tespiti yapmış olursunuz. Zaten sizin amacınız da bu ise, mesele yok. Fakat biraz farklı yaklaşmak istiyorum derseniz, sol üstteki delik, derinlik duygusunu yok eden kısık diyafram, modelinizin gelişigüzel duruşu sizi rahatsız edecektir.



<br/>


Biraz daha artistik değerler düşünerek yola çıkılmış, gelişigüzel duruşa anlam eklenmiştir. Hatta derinlik duygusu vermesi için diyafram biraz açılmıştır, ama yetmez, modelin başını bölüp geçen yatay hat ve az ötedeki eğri koyuluk, fotoğrafı zedeliyor. Ayrıca fotoğrafın dinamiği yok.


<br/>


Daha iyiyi arayışlar sürerken kadının sırtındaki çocuk keşfedilmiş, modelin analık yönü ele alınmıştır. Annenin bebeği bağlama biçimi, bağ çaprazlarının grafiği, belindeki boncuk örgü kemer, fotoğrafın folklorik bütünlüğünü sağlıyor. Fakat fon iyi değil model çekingen duruyor.


<br/>


Bir önceki fotoğrafta görülen eksikler bu karede tamamlanmış, ayıklanma ve yalınlık açısından modele biraz aşağıdan bakılmış ve izdüşümü bulutlu gökyüzüne getirilmiştir. Fotoğraf daha dinamiktir. Fondaki flu bulutlar sayesinde üçüncü boyut hissi güçlenmiş, örtüsünü düzelten el, üçgenler yaratmış ve uygun bir grafik oluşturmuştur. Annesinin sırtında uyuyan bebeğin yüzü görülmese de hemen yanındaki emzik bebeği ele veriyor.


<br/>


Teknelerden kum taşıyan işçiler uygun konudur, fakat bu açı fotografik değerler bakımından sıkıntılıdır. Kapalı hava nedeni ile kontrast düşüktür, enine boyuna hatlar kargaşa içinde, temizlemeyi ve dolayısıyla vurgulanmak istenen mesajı etkisiz kılan unsurlar vardır. Figürlerin izdüşümü teknelerin üzerinde kaybolup gitmiştir. Bu fotoğraf (Basında sıkça rastladığımız gibi) belki uzun alt yazılarla desteklenerek bir gazetecinin işine yarayabilir, ama bize göre fotoğraf alt yazıya gerek olmadan mesajını verebilmelidir. Fotografik ve sanatsal değerden bahsetmek ancak bu takdirde mümkündür.


<br/>


Yukarıda bahsedilen olumsuzluklardan sonra bakış açısı ve kompozisyon değiştirilmiştir. Önceki bakış açısı terkedilmiş, farklı arayışlara geçilmiştir. Konuya alttan bakıp figürler leke olarak düşünülmüş, açık gökyüzünde kontrast kontrolü sağlanmış, tekneye dayalı kalaslar grafik olarak güçlenmiş, daha dinamik hale gelmiştir.


<br/>


Uygun bulunan bu açıda ısrar edilmiş, (sun set-2) günbatımı filtresi ile kasvetli gökyüzü sıcak bir hal almış ve başlarında sepetle kum taşıyan ilerdeki insan figürleri fotoğrafta akışı sağlamıştır.


<br/>


Bu fotoğraf da sadece bir saptamadan ibarettir. Hatıradır. Fotografik endişe duyulmadan deklanşöre basılmıştır. Figürlerin yeri kötü, ilgi merkezi yok, neyin mesajı verilmek istenmiş belli değil


<br/>


Tarlada çift sürenlerin vurgulanması doğru yapılmış, fakat kompozisyon oturmamış, fon dağınık, konuyu güçlendirecek başka şeyler gerekli.


<br/>


Çift sürenler arazide birsüre izlenmiş ve dönüşleri beklenmiş, birden doğadaki renklerle modellerin giysileri arasındaki uyum farkedilmiş ve ağaçların homojen olduğu bölge fon olarak seçilmiştir. Figürlerin ivme kazandığı an beklenerek daha uygun ve oturmuş bir kompozisyon elde edilmiştir.

SIRADANLIKTAN SANATSALLIĞA TAŞIYAN YOL AYRIMI NEREDE BAŞLAR?

 

Bilinen bir gerçeğin; konumuz gereği bir daha altını çizelim.

 

"HER FOTOĞRAF SANAT DEĞİLDİR" hergün binlerce makina ile yüzbinlerce film harcanmakta, bunların birçoğu, bir an’ın tesbiti olarak kullanılmaktadır. Zaten fotoğraf makinası kullanan birçok insanın anı fotoğrafından başka bir talebi de yoktur. Ancak hiç değilse şu hususta ortak bir dil kullanılmalıdır, bu da "FOTOĞRAF" sözcüğüdür. Hangi amaca yönelik olursa olsun bu bir "RESİM" Değil "FOTOĞRAF" olgusudur. En iddialı fotoğraf sanatı adamımızdan, evimizdeki insana değin bir umursamazlık hakimdir bu konuda. "Çok güzel resim çektim, resim çektirmeye gidiyorum, güzel bir resim sergisi gördüm, şu resme bayıldım" gibi laflara yaşadığımız ortamlarda çok sık rastlamaktayız. Lütfen biraz hassasiyet gösterelim ve yaptığımız işi sahiplenelim. Dilimizi FOTOĞRAF demeye alıştıralım. RESİM bir başka branş, bir başka sanat dalı olmasa; o zaman "ha resim ha fotoğraf ne farkeder" diyebiliriz. Ortada bir RESİM sanatı greçeği dururken dilimizden dökülen her RESİM sözcüğü ona bir gönderme oluyor ve bu da kavram kargaşasına neden oluyor. FOTOĞRAF sözcüğünü ne kadar yerinde kullanırsak, fotoğraf o kadar çok vurgulanmış olur. Böylece fotoğraf zihinlerde daha fazla iz bırakır ve bu sayede fotoğrafa da hizmet edilmiş olur.

 

Her ne kadar İngilizce’de "Taking Picture" (Fotoğraf çekmek) anlamına kullanılıyor, diye savunanlar olabilirse de, onların yanlışını bizim de yapmamız gerekmez kanısındayız. Çünkü bizim dilimizde Resim ile Fotoğraf tamamen ayrı tanımlamalardır. Açtığımız uzun parantezi burada kapatalım ve konumuza dönelim.

 

Fotoğrafı sadece bir tesbit aracı olarak kullanan ve bu hudutlar içinde kalmayı yeğleyen dostlar için söyleyecek sözümüz yok. Fotoğrafı sanatsal kıymet olarak ele almak peşinde olan Fotoğraf gönüllüleri için söyleyecek tavsiyelerimiz var. Şimdi fotoğraf örneklerimize bir göz atalım ve birlikte doğru olanı bulmaya çalışalım.

 


<br/>


Fotoğrafta sanatsal yaklaşıma soyunmuşsak belli bir iddiayı da üstlenmiş oluruz. Artık, maksatlı ya da masum eleştirilere hazır olmalıyız. Diyelim ki Fotoğraf avına çıktınız ve böyle bir konu ile karşılaştınız, nefis kıl çadırlar kurulmuş. Belli ki göçerlere ait.

Fotoğrafı hemen (Fotoğrafta görüldüğü gibi) oracıktan çekmeniz halinde sizin, Belediyenin yıkım kararı aldığı binaların mevcut durumlarını tespite memur, sıradan fotoğrafçıdan hiç bir farkınız yoktur. Oysa siz artık farklı olmak zorundasınız. Öndeki kara parçasının amacı hizmet etmediğini, naylon kümelerin asıl konudan bask ınolduğunu, bunların çaldığı görüntü nedeniyle vurgulamak istediğiniz mesajın cılızlaştığını hesap etmek zorundasınız. Orası o haliyle zaten var. Oysa siz bir fark yaratmalısınız, daha doğrusu yaptığınız işin içinde sizin marifetiniz olmalı. Ben bu işin neresindeyim? Üslubum ve yorumumla ona ne katıyorum? Sorusu ile yola çıkıp; öyle deklanşöre basmalısınız. Özetlemek gerekirse bu fotoğrafın bakış açısı yanlış.


<br/>


Buradan itibaren yol ayırımı başlamıştır. Yukarıdaki fotoğrafta hedefe doğru yol almakta olduğunuz görülmekte ise de, henüz estetik değerler devreye girmemiş, planın alt kısmı dağınık, temiz değil, ayıklanmamış ve naylon denkler hala baskın durumda.

 


<br/>


Bu fotoğrafta artık uygun açı irtifadan bakarak naylonların hakimiyeti çadırlara ve ışığa devredilmiş. Uygun ışık, duman sayesinde hem naylonların menfi etkisini azaltmış, hem de bize orada bir hayatiyet belirtisi olduğu mesajını vermiştir.

Kısacası bu fotoğrafta artık bizden bir şeyler var, üslubumuzla, yorumumzla, ve bilgi birikimimiz ile biz varız bu fotoğrafta. Mevcudun en iyisini yaptığımızdan emin olmalıyız ki gelecek olumsuz eleştirileri en aza indirelim.Biz burada doğru fotoğrafın peşine düştük ve amacımız da bu olmalıdır. Çünkü biz önce fotoğrafçıyız. Eğer bu yaptığımız bu arada SAN’AT olmuş ise buyursun olsun, başımızın üstünde yeri var.

        
 
YORUMLAR
  
 
Bu sitenin isim ve yayın hakları Fotopya Fotoğrafçılık Reklam Tur. Org. San. ve Tic. Ltd. Şirketine aittir. Sitedeki paylaşımların tüm hakları ve hukuki ve cezai sorumluluğu paylaşım sahiplerine aittir. Site tarafından hazırlanan yazı, röportaj ürün incelemesi vs tüm içeriğin her hakkı saklıdır. İzinsiz olarak kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz. Bu sitedeki çalışmaların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına göre suçtur. İzinsiz kullanılarak, alıntı yapmak, yasal kovuşturma hakkı doğurur.