Fotopya: Nihal hanım, bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Nihal Gündüz: 1996’da Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Fotoğraf bölümünden mezun oldum. 1999’da Marmara Üniversitesinde Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümünde Yüksek Lisans eğitimimi tamamladım. Ekim 2000’de piyasaya çıkan “GEÇMİŞTEN GELECEĞE KIZKULESİ” adlı kitabın fotoğraflarını kapsayan belgesel ağırlıklı bir çalışma yaptım. KODAK firmasının, fotoğrafçı kimliğini ön plana çıkaran uluslararası reklam afişlerim 2006 ve 2007 yıllarında yayımlanmıştır. |
|
 Nihal Gündüz
|
İyi Ajanda tarafından, 2007 yılının 53 yaratıcı insanı arasında gösterildim. Hazırlanan ajanda BOYNER destekli BEYMEN mağazalarında satılarak geliri ÇYDD (Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğine) verilmişti. 2008 Yılında Pera Müzesinde “BAYKUŞUN KARELERİ“ isimli karma sergiye katıldım. Halen YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ Güzel Sanatlar Fakültesinde “MODA FOTOĞRAFI” dersi vermekteyim. 1998 yılından beri profesyonel olarak reklam ve moda alanında çalışmaktayım. |
|
 Sergiden bir görünüm
|
Fotopya: Tersanede sergi açmak fikri nereden geldi? Bir çok insan buranın kapalı olduğunu düşünüyor. Nihal Gündüz: Benim Haliç Tersanesine olan ilgim, Mimar Sinan Üniversitesi’ndeki öğrencilik yıllarıma dayanır. Fakat eskiden burada çekim yapmak yasaktı, yani fotoğraf makinesi ile içeri girilmesine izin verilmiyordu. Yıllar sonra, sanırım 2008 yılıydı, güçlü bir şekilde ben kendim için fotoğraf çekme, özellikle portre çekme ihtiyacı hissetmeye başladım. Gerçi ticari amaçlı olarak, modelleri, ünlüleri sürekli çekiyoruz ama ben hayatın içinden birşeyler yapmak istiyordum. Bu düşünceyle Haliç Tersanesine başvurdum, izin aldım ve hemen çalışmaya başladım. |
|
 F: Nihal Gündüz
|
Fotopya: Burası oldukça büyük bir yer. Fotoğraflanması çok zaman almış olmalı? Nihal Gündüz: Evet uzun sürdü. Ben ilk izin aldığımda, 1 aylık bir sürem vardı. Fakat dediğiniz gibi, Tersane büyük ve yaratıcı olabileceğiniz, içinde birçok kareyi barındıran bir yer. Çalıştıkça aklıma yeni fikirler geliyordu. İznimi önce 3 aya uzattım. Sonra bu süre 6 ay oldu. Ancak 1. yılın sonunda elimde kapsamlı bir portföy oluştu. Ardından Tersane yönetimi ile yaptığım bir görüşmede, çekilen fotoğraflarla bir açıkhava sergisi yapmayı düşündüklerini öğrendim. Tabii bu beni çok mutlu etti. Fotoğrafların bir rehber eşliğinde gezidirilecek olması, Tersane’de normal hayatın devam etmesini sağlayacak ve güvenlik problemini ortadan kaldıracaktı. Bu düşüncelerle, sergimizi 10 Haziran’da halkın beğenisine sunduk. |
|
 F. Nihal Gündüz
|
Fotopya: Sergiyi gezenlerin fotoğraflarınıza yaklaşımı ne oldu? Haliç Tersenesi, muhit olarak Kasımpaşa’da. Herhalde Kasımpaşa’lılar büyük ilgi göstermişlerdir? Nihal Gündüz: İlgi çok güzel. Özellikle haftasonları kalabalık oluyor. Haliç Tersanesi uzun süre halka kapalı kalmış. Çevrede yaşayanlar burayı hep merak etmişler. Kasımpaşa’lılar hem fotoğrafları görmek için, hem de yüksek tersane duvarlarının arkasını görmek için geliyorlar. Çocuklar fotoğrafları çok seviyor. Onlardan, burada gördüklerinin resmini yapmalarını istiyorum. Çok güzel gemi ve çalışan insan resimleri yapıyorlar. |
|
 F. Nihal Gündüz
|
Fotopya: Fotoğraflarda bir çok çalışan usta var. Onları fotoğraflarken her hangi bir sıkıntı yaşadınız mı? Gördüğüm kadarı ile ustalar size sürekli poz vermemişler, birçoğunu da çalışırken çekmişsiniz... Nihal Gündüz: Çalışan bir ustaya “Dur seni çekiyorum, elini oraya koyma. Daha yavaş yürü veya biraz daha kayanak yap” gibi şeyler söylemek mümkün değil, çünkü onlar burada çalışıyorlar. Bu durumun doğallığı, fotografları daha hayatın içinden kılıyor. Çekimler sırasında herhangi bir diyalog sorunum olmadı. Tüm Tersane ekibi beni desteklemek için gayret gösterdi. Elde ettiğim güzel fotoğraflarda, tüm ekibin katkısı var. |
|
 F. Nihal Gündüz
|
Fotopya: Çekim sırasında sizi en çok etkileyen ne oldu. Kısacası, Tersane’den ayrılırken yanınızda ne götürüyor olacaksınız ? Nihal Gündüz: Haliç Tersanesi dünyanın çalışan en eski tersanesi. 1455 yılında kurulmuş. İtalya’da daha eski bir tersane var ama orayı müze yapmışlar. Artık çalışmıyor. Bugün şehir hatları vapurlarının birçoğu burada yapılıyor ve tamir ediliyor. Burada çalışan ustaların büyük bir bölümü Gemi Yapım Meslek Lisesinden mezunlar. Bu okulun öğrencileri işlerine çok değer veren ve görevlerini ciddiye alan, yüksek disiplin sahibi ustalar. Hiç biri, kendi uzmanlık alanının dışında bir iş yapmıyor. Bu nedenle de Tersane’de kaza oranı çok düşük. |
|
 F: Nihal Gündüz
|
Fotopya: Çekimlerde ne tür ekipman ile çalıştınız? Nihal Gündüz: Daha çok orta format dijital SLR makina ile çektim. |
|
 F: Nihal Gündüz
|
Fotopya: Tüm fotoğrafçılara sorduğumuz bir soru var. Siz de fotoğrafa film ile başlayanlardansınız. Dijital mi analog mu? Nihal Gündüz: İlk yıllarda dijitali yadırgadım. Karanlık odayı özledim. Filmde bulduğum detayları dijitalde bulamamak biraz zorladı beni tabii. Ama duruma ticari baktığımızda, dijitalin getirdiği avantajlar var. Film maliyetleri kaltı. Müşteri çekilenleri çok hızlı görebiliryor. Ben prensip olarak, her zaman fotoğrafı çekerken bitirmekten yanayım. Bu mantıkla çalışıyorum. Sonradan Fotoshop’la düzeltmek de mümkün ama tercihim mümkün olduğunca çekim sırasında işi bitirmek. |
|
 F: Nihal Gündüz
|
Fotopya: Sevgili Nihal Gündüz. Güzel fotoğraflarınız ve verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederiz. Başka sergi ve proje çalışmalarında yeniden buluşmak üzere... |
|