Yani, “Fotoğraf” kelimesinden bir makine sahibi olmayı kasdediyorsanız 50 yılı devirdik. Ama “fotoğraf’ kelimesinden kendini bu yolla ifade etmeyi düşünüyorsanız, DAHA ÖNCELERİ YAZDIĞIM “Ben Fotoğraf’a Başladım mı ki” yazısını okumanızı tavsiye edeceğim. Okuyanlar hatırlayacaktır yazı şöyle başlıyordu:
“Daha önceki yazılarımın birinde, özgeçmişim ile ilgili sorular arasında "Kaç yaşındasınız" şeklinde olana cevap vermekte zorlandığımı yazmıştım.
Özgeçmişim ile ilgili zorlandığım diğer bir soru da "Ne zaman fotoğrafa başladınız?"dır. Yaşımla ilgili olarak zorlanmamın nedeni, belli yaşı geçmiş kişilerde var olan yaşlanma takıntısının artık bende de başlamasından olsa gerek. Ama fotoğrafa başlama tarihim ile ilgili soru da zorlanmam, (dolaylı bile olsa) yaşımın ortaya çıkmasıyla ilgili değil!
Bu tamamen fotoğraf kelimesi ile neyin kastedildiğini bilmememle ilgili…
Eğer fotoğraf kelimesinden sahip olduğum fotoğraf makinesinin denklanşörüne basmam kastediliyorsa söyleyeceğim tarih başka, ama fotoğraf kelimesinden "Fotoğraf"ın duygu ve düşünceleri anlatmak için teknolojik bir araç olması kastediliyorsa söyleyeceğim tarih başka olacaktır.”
Yazının devamını okumak için tıklayın...
Fotoğrafçılığınızı daha ileri seviyelere taşımak için neler yaptınız?
Daha iyisini yapmanın birinci şartı mükemmel olmamaktır. Ulaşılacak son nokta mükemmellik olduğuna göre, mükemmeller ileri gidemez.
Sizi ilk heyecanlandıran fotoğrafınızı hatırlıyor musunuz? Aynı fotoğrafa bugün baktığınızda duygularınızda bir farklılık var mı?
Hatırlamıyorum. Sadece kendimin değil, tüm fotoğraflara baktığımda (hatta tüm sanat eserlerine baktığımda) her defasında farklı duygular yaşarım. Çünkü ben her an farklı duyguların etkisi altındayım. Zaten onları benleştiren de, benim farklı duygularıma cevap verebiliyor olmaları değil mi? İyi işlerse ben her baktığımda farklı heyecan duymalıyım.
Fotoğrafın sizi en fazla büyüleyen yanı nedir?
Fotoğrafın değil sadece… Sanatın büyüleyici yanı göreceli olmasıdır. Herkese göre farklı bir duygu, her anımda farklı bir yorum. Mona Liza"ya iki sene önce baktığımda farklı, geçenlerde baktığımda farklı öykü gördüm. Sonra anladım ki o öykü Da Vinci"nin değil benim. Ozaman Mona Liza"da benim oldu.İnsan kendi tablosuna kötü diyebilir mi?
Fotopya ayın fotoğrafları seçimini bu ay siz yaptınız, bu seçimde keyif aldığınız ve zorlandığınız yerleri bizimle paylasabilir misiniz?
Sevgili Akın bana seçimi bilgisayar teknolojisi ile yaptırdı. Halbuki ben diğer benim yaşımdakiler gibi bu teknolojiyi kullanmakta zorlanıyorum.Zorlandığım ikinci şey de fotoğraflardan iki tanesini Adana"dan tanıyordum.Elemeli mi, yoksa değerini vermeli mi ikileminde kaldım. Hep değerini vermekten yanayım ama, bu camiada yarışma için çok adam dövüyorlar, serde dayak yeme de var yani…
Sonuçlar belli olunca bir çok yeni ismi tanımak da çok zevkliydi.
Fotoğrafçılık dünyasında ilginizi çeken özel bir alan var mı, bu doğrultuda planlı bir çalışma düzeni içinde misiniz?
“Fotoğraf”ı teknik farklılıklara göre katagorize etmek yanlış gibi… Ama Fotoğraf makinesi ile görüntü elde etme işiyle, düşüncelerini görüntülerle anlatma işi hızla bir birinden ayrılıyor.
Ben birinciyi hobi olarak, ikinciyi de bir şeyleri değiştirmek için yapmaya çalışıyorum.
Bu alanla ilgili olarak bir idolünüz, izlediğiniz bir ekol var mı? Fotoğraflarınızda olan ve “evet, ben bunu bu fotoğrafçıdan ya da çalışmalardan aldım” diyebileceğiniz özelliğiniz var mı? Varsa bunu bizlerle paylaşabilir misiniz?
Bir dönem çok yarışmaya katıldım. Çok ödül aldığım o dönem hep birilerinin istediğini yapmak, ben yerine birileri olmakla geçti. 1998"den sonra benim için yeni bir dönem başladı ve o zamandan beri hep ben olmaya ve içimdeki beni daha büyütmeye çalışıyorum. 1998 DEN ÖNCEKİ HİÇBİR FOTOĞRAFIMI DA ARTIK GÖSTERMİYORUM.
Bütün bunlar için daha çok kullanmayı seçtiğiniz bir tarz ya da ekipman var mıdır?
“Fotoğraf” fotoğraf makinesi ile çekilmez. Akıl ve bilgi birikimi ile çekilir.Ben konserve kutusuyla “fotoğraf” yapan zeki insanlar da tanıyorum, yarışma da kazanamamasının suçunu fotoğraf makinesinde bulup, onu açık artırmayla satmaya çalışan geri zekalılar da… Üstelik camiada bu ikisi için bir seçim yapılsa, ellerin nasıl kalkacağından çok emin değilim.
Fotoğrafçılığın size yaşattıkları ve hayatınıza kazandırdıkları arasında sizin için en önemli olan şey nedir? Fotoğraf, sizin için hangi duygu ve anlamlarla yüklü?
Küpün bir tarafından bakınca, öbür tarafını göremezsin. Peki sen görmüyorsun diye küpün öbür tarafı yok mudur? Öbür tarafı keşfedebilmek için önce olma ihtimalini düşünebilmelisin.
İşte fotoğrafın bana kazandırdığı bu…