Emre İkizler / Temel Fotoğrafçılık Bilgileri - VIII -
  Emre İkizler


Objektiflerin Sınıflandırılması

Objektifler görüş açılarına göre sınıflandırılırlar. Objektifin optik merkezinden filmin çapraz köşelerine çizilen iki çizginin arasında kalan açının değeri, o objektifin görüş açısını belirler. Bu açı, geniş açılı objektiflerde artarken, tele objektiflerde daralır.

Normal bir objektifin görüş açısı yaklaşık 46odir. Öte yandan, ne yazık ki objektiflerin üzerinde görüş açılarını belirten değerler yerine, odak uzaklıklarını belirten değerler yer alır. Bu durum, fotoğrafa yeni başlayanların anlamakta güçlük çektikleri bir dizi karmaşaya yol açar. Objektiflerin üzerinde yer alan odak uzunluğu değeri, film (algılayıcı) yüzeyinin büyüklüğüyle ilişkilidir.

 


<br/>

 

Yeni başlayanların en çok düştüğü yanılgı buradadır. Örneğin 50 mm'lik odak uzunluğunu normal objektif olarak kabul etmek yeterli değildir. Bu değer, 35 mm'lik film için normal görüş açısı anlamına gelir. 35 mm'lik filmden çok daha küçük boyutlarda algılayıcılara sahip olan kompakt dijital fotoğraf makinelerinde 50 mm'lik odak uzunluğu çok dar açılı bir objektif anlamına gelecektir.

 

Görme açısı ile odak uzunluğu arasında şöyle bir ilişki vardır:

 

Görme açısı = 2 x arctan (film köşegeni / (2 x odak uzunluğu)

 

35 mm'lik filmin boyutları 24 x 36 mm olduğu için, film köşegeni 43.27 mm'dir. 24 mm'lik bir objektifin kaç derecelik açı gördüğünü hesaplamak için:

 

Görme açısı = 2 x arctan (43.27 / (2 x 24)) = 84.06 derece olarak bulunur. Söz konusu değerin, görüntünün diagonali için geçerli olduğu unutulmamalıdır.

 

 

Normal Objektifler...

 

Pratik bir tanımlama yapmak gerekirse, görüş açısı "insanın tek gözüyle sabit bir noktaya baktığında gördüğü" açıya yakın olan objektiflere normal objektif denir. Normal odak uzaklığının teknik tanımı ise biraz daha karmaşıktır, çünkü görüntü düzleminin büyüklüğüne göre normal objektifin odak uzaklığı da değişir.

 

 


<br/>
Odak Uzaklığı 50 mm olan objektifler "norma" ya da "standart" olarak adlandırılır.

 

Normal bir objektifin oluşturduğu net görüntü daire çapı, kullanılan filmin köşegenine eşittir. Bu durumda 24x36 mm boyutlarında film kullanan makineler için normal objektifin odak uzunluğu 43,27 mm (yaklaşık 50 mm) dolayındadır. 35 mm'lik film için "normal objektif" yaklaşık 50 mm odak uzunluğuna sahipken, küçük boyutlu bir algılayıcıya sahip olan kompakt bir dijital fotoğraf makinesi için bu değer 10 mm civarında, orta format bir film içinse 80 mm civarındadır. Normal objektifler, ışık geçirgenliklerinin ve keskinliklerinin yüksek olması, buna karşın fiyatlarının düşük olması yüzünden aslında en ideal objektiflerdir.

 

 

Geniş Açılı Objektifler...

 

Adından da anlaşılacağı gibi, bu tür objektiflerin görüş açıları, normal objektiflerden daha geniştir. 35 mm'lik fotoğraf makineleri için, odak uzunluğu 50 mm den daha az olan objektifler geniş açılı objektiflerdir. Açı genişledikçe, alan derinliğinin artması, makineye yakın objelerin uzaktakilere oranla çok daha büyük görünmesi ile distorsiyon gibi optik hataların artması bu tip objektiflerin özelliğidir.

 


<br/>
Geniş açılı bir objektif.

 

Geniş açılı objektifin çok yönlü kullanımı, onu çantamızda daima bulunması gereken bir araç yapar. İlk olarak çerçevemize (özellikle de sınırlı mekanlarda) pek çok şeyi sığdırmamıza ve arka planı da dışlamadan, ön planın büyük bir görüntüsünü oluşturmamıza olanak sağlar. Perspektifi abartma etkisi, konuyu gözümüzün gördüğünden daha farklı hale getirir. Yakındaki konuların boyu büyürken, uzaktaki konular küçülür. Geniş açılı objektiflerin net alan derinlikleri fazla olduğundan, konu derinliği boyunca net bir görüntü sağlayabilirler. Geniş açılı objektif tanımlaması genellikle 15 mm ile 35 mm arasındadırlar. Bazı kaynaklar, 15-24 mm arasını "aşırı geniş açı" olarak tanımlamaktadır. Gerçekten çok geniş açılı olan 15 mm ve daha aşağısı ise balıkgözü objektif sınıflamasına girer.

 

 

Balıkgözü Objektifler

 

Çok geniş açılı objektiflere balıkgözü objektif denir (6-15 mm). Kullanım alanı çok sınırlıdır, çünkü kullanımları çok zordur. Görüş açıları çok geniş olduğundan çekim yapan kişinin ayakları ya da parmaklarının görüntüye girmesi gibi sorunlar yaşanır.

 


<br/>
Balıkgözü objektifler, aşırı geniş açı lı objektiflerdir.

 

Bu olumsuzlukları gidermek özel bir çaba gerektirir. Balıkgözü objektiflerde dikey ve yatay çizgiler aşırı şekilde distorsiyona uğrar; düzgün çizgiler birer eğri olarak görünür. Odak uzunluğu 14-15 mm dolayında olanların görüntü daire çapı yeterince geniş olduğundan, film (ya da algılayıcı) yüzeyini tamamen doldururlar. Bu tür balıkgözü objektiflere "full frame fisheye" (tam kadraj balıkgözü) adı verilir. Odak uzunluğu 6-8 mm arasındaki balıkgözü objektiflerin oluşturdukları görüntüler ise dikdörtgen değil, dairedir.

 

 

Tele Objektifler

 

Odak uzaklığı normal objektiften daha uzun olan objektiflere tele objektif denir. Tele objektifler, fotoğraf makinesini konuya yaklaştırmaya gerek kalmadan, normal objektife göre daha büyük görüntü oluşturan objektiflerdir. Objektifin odak uzaklığı arttıkça, görüş açıları daralır; büyütme güçleri artar. Bu özelliğinden dolayı belgesel, haber, spor ve doğa konularında yaygın olarak kullanılır. Alan derinliğinin sınırlı oluşu, asıl konuyu çevresindeki ayrıntılardan arındırma olanağı sağlar.

 


<br/>
Tele objektifler uzun, ağır ve pahallıdırlar.

 

Tele objektiflerin bir özelliği de çok uzakta yer alan ardarda sıralanmış görüntüleri, birbirine daha yakınmış gibi göstermesidir. "Perspektif yığılması" denilen bu etki yaratıcı amaçlarla kullanılarak, özellikle manzara ve kent manzarası konularında ilgi çekici fotoğraflar elde edilebilir.

 

Ancak tele objektif kullanırken dikkatli olmak gerekir. Çünkü uzunluğu nedeniyle, çok küçük sallanmalar bile fotoğrafı fazlaca etkiler. Bu nedenle odak uzaklığına eşit enstantane değerlerinin (örneğin 500 mm için 1/500 sn) altına inildiğinde monopod ya da tripod (sehpa) kullanılmalıdır. Ayrıca netlik yaparken de çok dikkatli olunmalıdır. Net alan derinliği az olduğundan netlikteki en küçük hata fotoğrafta istenmeyen netsizliklerin oluşmasına yol açabilir.

 


<br/>
Bazı markalar, titreşim önleme sistemlerini objektiflere yerleştirirken, bazı markalar da bu özelliği algılayıcıya yerleştiriyorlar. Titreşim önleme sisteminin algılayıcı üzerinde olması, bu sistemin her objektifte kullanılabilmesini sağlıyor.

 

Son dönemde üretilen bazı tele objektiflerde optik olarak düzenlenmiş bazı "titreşim önleyici mekanizmalar" sayesinde, elde tutarak daha düşük enstantanelerin kullanılabilmesi olanaklı hale gelmiştir. VR, IS, OIS gibi kısaltmalar, bu tür görüntü sabitleme sistemlerini belirtmek için kullanılır. Ayrıca, bazı fotoğraf makineleri de, algılayıcının sahip olduğu özel bir titreşim hareketiyle görüntüyü sabit tutmayı başarmaktadır. "Anti-shake", "Shake reduction" ya da "super steady shot" gibi tanımlamalar bu tür düzeneklerin varlığını vurgulamaktadır.

 

 

Aynalı Tele Objektifler

 

Çok uzun tele objektifleri daha kullanışlı hale getirmek için üretilmişlerdir. Objektif içindeki ışık, yalnızca merceklerden kırılarak geçmekle kalmaz, aynalar yardımıyla yansıtılarak yolu da uzatılır. Böylece objektifin yapısı küçük tutularak odak uzaklığı büyütülmüş olur. Pek çoğu 500 mm (bazıları 1000 mm) olan aynalı objektiflerde kullanılan aynalar, bir çok optik elemanın yapacağı işi yapar. Daha az sayıda optik eleman kullanıldığı için de oldukça hafiftirler.

 


<br/>
Aynalı tele objektif

 

Bu objektiflerin, konunun çok ışıklı bölgelerini ışık dairelerine çevirme etkileri vardır. Böylece, arka planda dans eden ışık haleleri oluşturulabilir. Aynalı tele objektiflere özgü bu etki oldukça keyiflidir.

 


<br/>
Aynalı tele objektiflerin çalışma prensibi

 

Bu objektiflerin kullanılmasında karşılaşılan en büyük olumsuzluk ise sabit bir diyafram değerine mahkum olmalarıdır (genellikle diyafram değeri 8'dir; bazı modellerde ise bu değer 11'dir). Işık geçirgenliğinin az oluşu, hızlı bir enstantane değerini ya da yüksek ASA'lı bir film kullanmayı gerektirir; ya da bol güneşli bir havaya sahip olmanızı! Çok parlak güneşli günlerde yüksek enstantane değeri ya da yoğunluk filtreleri kullanarak fazla gelen ışığı dengeleyebilirsiniz.

 

Bir başka kritere göre, yani odak uzunluklarının sabit ya da değişken olamasına göre objektifleri şu şekilde sınıflandırmak olasıdır:

 

 

Asal (Sabit Odaklı) Objektifler

 

Odak uzaklığı sabit olan objektiflere "asal objektif" (prime lens) adı verilir. Odak uzaklığı tek bir değer ile belirtilen tüm objektifler asaldır: 24 mm, 50 mm, 105 mm, 500 mm, v.b.

 


<br/>
105 mm'lik sabit odak uzaklığı olan bir makro objektif.

 

Asal objektiflerin zoom objektiflere göre ışık geçirgenlikleri daha fazladır ve daha yakına netlik yapabilirler. Genellikle keskinlikleri de daha fazladır. Ancak sık sık objektif değiştirmek zorunda kalınması, fotoğrafçının hızını keser. Bu yüzden günümüzde amatör fotoğrafçılar tarafından fazla tercih edilmezler; maksimum ışık, maksimum keskinlik ve minimum distorsiyon peşinde olan profesyoneller içinse neredeyse rakipsizdirler.

 

 

Zoom (Değişken Odaklı) Objektifler

 

Objektif üzerindeki bir halkanın "sağa-sola" ya da "ileri-geri" hareket ettirilmesiyle odak uzaklığı değiştirilebilen objektiflerdir. Odak uzaklığı iki değer arasında değiştirilebilen tüm objektifler zoomdur: 20-35 mm, 35-105 mm, 70-300 mm, v.b. Zoom objektifler, üzerlerinde yazılı olan değerler arasındaki her odak uzunluğunda kullanılabilir. Bu nedenle kullanımları çok pratiktir.

 


<br/>
Yukarıdaki 105 mm'lik objektifle benzer boyutlarda olan 18-200 mm'lik bir zoom objektif.

 

Genel olarak bu tür objektiflerin, asal objektiflere (odak uzaklığı sabit olan objektiflere) oranla az da olsa ışık kayıpları vardır. Ayrıca, yakına netlik yapmak konusunda da asal objektiflere oranla daha çok sorunları vardır. Ancak konu çerçevelemesine getirdikleri kolaylık ve objektif değiştirme işlemini ortadan kaldırmaları nedeniyle kullanımları çok yaygındır.

 


<br/>
Zoom objektiflerin en belirgin özelliği, kullanımları sırasında boylarının uzayıp kısalmasıdır.

 

Zoom ojektiflerin maksimum ve minimum odak uzunluklarının birbirine oranını gösteren değerler (örneğin 70-210 mm için 210 / 70 = 3x) son dönemde objektifleri tanımlamak için çokça kullanılır oldular. Bu değer arttıkça, objektifin kullanışlılığı artsa da, verilen ödünler nedeniyle optik performansı düşmektedir. Öte yandan 35-105 mm'lik bir objektif ile 70-210 mm'lik bir objektif, birbirinden çok farklı olmalarına karşın her ikisinin de "3x'lik objektif" olarak tanımlanması oldukça yetersiz bir tanımlamadır.

 


<br/>
14-42 mm’lik bu zoom objektifin kompakt yapısıyla, 300-800 mm’lik bu zoom objektifin dev yapıları ve işlevleri arasında çok fark var. Biri gündelik kullanımda en yararlı aralığa (2x’lik odak çarpanı sayesinde 28-84 mm’ye eşdeğer) sahip, hafif ve ucuz bir objektif. Diğeri ise spor ve vahşi yaşam fotoğrafçılarının çok uzaktaki etkinlikleri yakınlaştırmakta kullanabileceği çok ağır, sağlam ve pahalı bir objektif.

<br/>

Bu değer, yalnızca objektifin ne kadar kusurlu (büyük değerler) ya da ne kadar mükemmel (küçük değerler) olabileceğinin potansiyel ölçüsü olarak kullanılabilir ve ne yazık ki pek çok istisnaları vardır! Çok kabaca, şu yaklaşımda bulunabilinir: 4x'e kadar olan zoom objektifler günümüzde optik kalite bakımından tatminkar sonuçlar verirken, bu değer aşıldıkça (6x, 10x gibi) optik performans düşmeye başlar.

 

 

Özel Amaçlı Optikler

 

Yukarıda yapılan sınıflandırmaların dışında kalan farklı tasarımlı objektifler de bulunmaktadır. Bunlar da fotoğrafçılar için önemli görüntü olanakları sunarlar ve fotoğraf çantalarımızın vazgeçilmez aksesuarları sayılırlar.

 

 

Makro Objektifler

 

Makro sözcüğü büyütmeyi ifade eder. Makro objektifler, makro olmayan objektiflere göre daha yakına netlik yapabilme ve bu oranda da daha fazla büyütme yeteneğine sahiptirler. Makro objektifler yapıları gereği hem daha yakına netlik yapabilirler hem de diğer objektiflerden daha keskindirler. Tabii bu tanım asal makro objektifler için geçerlidir. Zoom objektiflerin üzerinde yazan "macro" ibaresi genellikle gerçek anlamda bir büyütme sağlamaktan çok, "ticari bir çekicilik" sağlama kaygısıdır. Teknik olarak, büyütme oranı 1:1 olan objektifler "gerçek makro"dur. Yani 2 cm büyüklüğündeki bir çiçeğin film üzerindeki görüntüsü de 2 cm olabiliyorsa, bu objektif gerçek makrodur. Çekilen fotoğraf da makro fotoğraftır. Büyütme oranı 1:10 ile 1:1 arasında ise buna "yakın plan" adı verilir. Çoğu objektif aslında bu aralıktaki büyütme oranlarına sahiptir. Büyütme oranları 1:1 ile 10:1 arasında ise gerçek anlamda makro fotoğrafçılık söz konusudur. Bu tür büyütmeler için gerçek makro bir objektife ek olarak "ara halkalar" (uzatma tüpleri) ya da "uzatma körüğü" kullanılmalıdır. Büyütme oranı 10:1 den daha fazla ise "mikro" fotoğrafçılık söz konusudur ve bunun için bir mikroskop ile fotoğraf makinesini mikroskopa bağlayacak özel bir adaptöre ihtiyaç vardır.

 


<br/>
Yakına netleme yetenekleriyle görüntüyü büyütebilen makro objektifler farklı odak uzunluklarında üretilebilirler.

 

Bir objektifin makro olmasıyla odak uzunluğu arasında bir ilişki yoktur. 50 mm bir objektif de makro özelliğine sahip olabilir, 28 mm de, 400 mm de! Bu özellik yalnızca o objektifin ne kadar yakına netleyebildiği, dolayısıyla ne kadar büyütebildiğiyle ilgilidir.

 

Kompakt dijital fotoğraf makinelerinin küçük yapıları ve optik elemanlarla algılayıcı arasındaki kısa mesafenin etkisiyle, yakına netleme konusunda büyük avantajları vardır. Bu nedenle kompakt dijitallerin çoğu konuya değecek kadar yakınlaşabilirler. Kompakt dijitalerde gövde üzerinde, çiçek şeklinde bir ikon bulunan düğmeye basılarak objektif makro konumuna getirilir. Kompakt bir dijital fotoğraf makinesine sahipseniz, bu avantajı mutlaka kullanın! Ama daha sonra normal çekimlere dönmek için yeniden çiçek ikonlu düğmeye basmayı unutmayın!

 

 

Konvertörler...

 

Objektife eklenerek objektifin odak  uzaklığını arttıran merceklere "telekonvertör" denir. Objektifi değiştirilebilen sistemlerde, telekonvertörler objektif ile gövde arasına eklenirler. Objektifin önüne takılarak odak uzaklığını azaltan mercekler dizisine ise "geniş açı konvertörü" denir.

 


<br/>
Konvertör

 

Kompakt yapıdaki fotoğraf makineleri için üretilmiş olan konvertörler ise (geniş açı ya da tele) mecburen objektifin önüne eklenirler.

 


<br/>
Objektifi değiştirilemeyen sistemlerde (kompakt ve EVF), farklı görüş açıları için tek yol objektifin önüne takılan konvertörlerdir.

 

Aslında ucuz ve hafiflikleri yüzünden çok kullanışlı olan konvertörler, film yüzeyine ulaşan ışık miktarını azalttıkları ve görüntüde kayıplar meydana getirdikleri için dikkatli kullanılması gereken optik malzemelerdir. 2x'lik bir konvertör, birlikte kullanıldığı objektifin odak uzunluğunu iki katına çıkarırken, ışık geçirgenliğini de 2 stop (4 kat) azaltır. 0,6x'lik bir konvertör ise odak uzunluğunu 0,6 kat kısaltırken, belli bir oranda (üretici tarafından ayrıca belirtilir) ışık geçirgenliğini de azaltacaktır.

 

 

Perspektif Kontrollü Objektifler

 

Bilgisayar ortamında perspektif düzeltmenin kolaylığı nedeniyle, günümüzde çok fazla kullanılmayan "PC" (Perspective Control ya da Shift) objektiflere de değinmeden geçmeyelim.

 


<br/>
Özel bir kayma hareketi sayesinde perspektifi düzeltebilen “shift” objektifler, bilgisayar programlarının başarısı nedeniyle emekliye ayrılmış durumdalar.

 

Gövdelerinde bulunan ayar mekanizmaları yardımıyla "shift" olarak bilinen kaydırma hareketini yapabilen bu pahalı objektifler, özellikle mimari çekimlerde kullanılır. Yüksek fiyatları, otomatik netleme yeteneklerinin bulunmayışı, yalnızca asal objektif olarak üretilmeleri ve düşük ışık geçirgenliklerine ek olarak karmaşık kullanım özellikleri bu objektifleri gözden düşürmüştür.

 


<br/>


<br/>
Matthew Cole’a ait bu fotoğraflarda, “shift” objektiflerin perspektifi nasıl düzelttikleri açıkça görülüyor.

 

 

 

 

 

        
 
YORUMLAR
  
 
Bu sitenin isim ve yayın hakları Fotopya Fotoğrafçılık Reklam Tur. Org. San. ve Tic. Ltd. Şirketine aittir. Sitedeki paylaşımların tüm hakları ve hukuki ve cezai sorumluluğu paylaşım sahiplerine aittir. Site tarafından hazırlanan yazı, röportaj ürün incelemesi vs tüm içeriğin her hakkı saklıdır. İzinsiz olarak kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz. Bu sitedeki çalışmaların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına göre suçtur. İzinsiz kullanılarak, alıntı yapmak, yasal kovuşturma hakkı doğurur.