Emre İkizler / Temel Fotoğrafçılık Bilgileri - IX -
  Emre İkizler


Objektiften Kaynaklanan Sorunlar

Her ne kadar optik biliminde ve cam üretim teknolojisinde büyük gelişmeler olsa da, üretim maliyetlerinin yüksekliği, görüntü kalitesini sınırlandırmaktadır.

Firmalar, "makul fiyatlı" objektifler üretmeye çalışırken, parasal sorunu olmayan müşteriler için "daha kaliteli" serileri de piyasaya sunmaktadırlar. Her ne olursa olsun, objektiflerin bazı sınırlamaları, bazı kusurları vardır. Bunları belli başlıklar altında inceleyebiliriz.

 


<br/>

 

Firmalar, "makul fiyatlı" objektifler üretmeye çalışırken, parasal sorunu olmayan müşteriler için "daha kaliteli" serileri de piyasaya sunmaktadırlar. Her ne olursa olsun, objektiflerin bazı sınırlamaları, bazı kusurları vardır. Bunları belli başlıklar altında inceleyebiliriz.

 

Distorsiyon: Sözcük anlamı "bozunma" olan bu etki, temelde iki şekilde (içbükey ya da dışbükey) deformasyona neden olur. Nitelikli objektiflerde ya hiç görülmez, ya da çok düşük miktarlarda görülür. Özellikle geniş açı objektiflerde ve geniş aralıklı zoom objektiflerde daha yoğun olarak görülür. Geniş açı objektiflerde rastlanan distorsiyon, bir kusur olarak görülmekten çok, genellikle belli bir "lezzet" olarak değerlendirilir. Gözle de rahatça algılanan bu etkilerin dereceleri laboratuvar testleriyle belirlenir. Bu nedenle, objektif satın almadan önce dergilerde ve internet sitelerinde yayımlanan bağımsız testleri okumakta yarar vardır. İki tür distorsiyon bulunmaktadır.

 


<br/>

1) Fıçı distorsiyonu... Görüntünün kenarlarının dışa doğru şiştiği bir bozunmadır. Bu etki görüntünün merkezinde de vardır, ama kenarlara doğru etkisi artar. Görüntünün merkezinin çıkıntı, kenar ve köşelerinse çöküntü içinde olduğu duygusunu verir.

 

 

 


<br/>

2) Yastık distorsiyonu... Görüntünün, köşelerden çekiliyormuş gibi olduğu, dolayısıyla içbükey bir bozunmadır. Merkezdeki görüntünün çukurda olduğu duygusunu verir.

 

 

 


<br/>
Özellikle açık diyafram değerlerinde her objektifin neden olduğu köşe kararması etkisi, özellikle “full frame DSLR” modellerinde daha belirgin bir kusur olarak karşımıza çıkıyor.

 

Köşe kararması: Objektifin aydınlatma dairesinin görüntüleme alanını homojen olarak aydınlatamaması nedeniyle ortaya çıkar. Objektiflerin genellikle en açık diyafram değerlerinde bir miktar köşe kararması vardır. Diyafram kısıldıkça bu etki azalır. Geniş açılı objektiflerde de sıkça görülen bir etkidir ve optik tasarıma bağlı olarak miktarı ve rahatsız ediciliği artabilir. Bu etki "full frame DSLR" fotoğraf makinelerinde daha belirgindir. Kenar ve köşelere ulaşan ışık çok yatık bir açıyla geldiğinden, buralardaki algılama hücreleri ışığın tümünü algılayamamaktadırlar. Bu nedenle, tam çerçeve DSLR modellerin özellikle köşelerinde kararma, flulaşma ve renk dağılmaları gözlemlenmektedir. Firmaların tam çerçeve yerine farklı odak çarpanlarına sahip daha küçük algılayıcılar kullanmalarının asıl nedeni, bu olumsuzluğu yaşatmama düşüncesidir. Öte yandan, objektifin önüne birden fazla filtre takılması durumunda da kapkara köşelerle karşılaşmak kaçınılmazdır.

 

 

 


<br/>

Renkseme: Objektifin içinde yer alan mercekler aslında birer prizma gibi çalışarak ışığı belli miktarda kırarlar. Ana renklere ayrışan bu ışınlar farklı mesafelere odaklanırlar. Mavi ışınlar en öne, yeşil ışınlar daha arkaya, kırmızı ışınlar ise en arkaya odaklanırlar. Böylece, netlik düzleminde tüm renkleri odaklamak mümkün olmaz ve bu kusura bağlı olarak netlik yetersizliği ortaya çıkar (örneğin fotoğrafta kırmızı renge sahip bölgeler net olarak görülürken, mavi renkli bölgeler yeterince net değildir). Bu durumu düzelterek tüm dalga boylarındaki ışık ışınlarını tek bir düzlemde odaklayan optik tasarımlara "akromatik" ya da "apokromatik" adı verilir. Bu tür objektiflerde daha fazla sayıda eleman kullanılarak sorun giderilmiş ve netlik iyileştirilmiştir. Low dispersion (LD - düşük dağılma), super low dispersion (SLD) ve extra low dispersion (EX) gibi adlarla anılan mercek tasarımları da benzer şekilde renkseme sorununu azaltmak amacıyla geliştirilmişlerdir.

 

 

 

 


<br/>

Küresellik: Bu kusur mercek yüzeylerinin küresel yapılarından kaynaklanır. Görüntünün merkezde net, kenar ve köşelere doğru daha yumuşak olması şeklinde ortaya çıkar. Tüm objektiflerde az ya da çok miktarda gözlenen bir kusurdur. İyi objektiflerde merkez ile kenarlar arasındaki keskinlik farkı %5'in altındadır. Sıradan optiklerde ise bu fark %10'u rahatça aşar. Tamamen merceğin biçiminden kaynaklanan bu kusur, optik elemanların yüzey eğriliği ne kadar fazla ise o kadar çok etkili olur. Günümüzde "asferik" elemanlar kullanılan objektiflerde küresellik kusuru büyük ölçüde giderilebilmektedir.

 

 

 

Merkezleme: Bir objektifi meydana getiren bütün merceklerin optik merkezlerinin o sistemin optik ekseni üzerine dizilmesi ve tümünün eksenlerinin sistem ekseniyle çakışması gerekir. Bunlardan birinde montaj sırasında veya sonradan, herhangi bir zorlama ya da düşme sonucu kayma olmuşsa, objektifin performansı düşebilir. Bu objektifin tasarımına, işçiliğe ve konstrüksiyonun sağlamlığına bağlı olarak değişebilir. Örneğin geniş açı objektifler ve çok elemanlı objektifler merkezleme kusuruna çok duyarlıdırlar. Merkezleme sorunu bulunan bir objektif, merkez yerine örneğin sağ üst köşede netlik sağlarken, diğer üç köşeye doğru keskinlik azalır.

 

 

 

 


<br/>
Çerçevenize güçlü bir ışık kaynağı girerse, yukarıdakine benzer iç yansıma lekelerinin oluşumu kaçınılmazdır. Bunu engellemek için ışık kaynağını çerçeveye almamak ve aşağıdaki gibi bir parasoley kullanmak gerekir.

 

İç yansıma: Işığın karşıdan geldiği durumlarda, objektifin içindeki çok sayıda cam elemanın yüzeylerinde diyafram açıklığının değerine bağlı olarak küçük ya da büyük lekeler oluşur. Elemanların yüzeyleri kaplanmış olan objektiflerde bu etki daha az belirgin olmakla birlikte, eğer ışık kaynağı kadraja dahil edilirse kesin olarak karşılaşılacak bir etkidir. Işık kaynağının çerçeve dışında bırakılması durumunda eğer bir parasoley (güneşlik) kullanılırsa bu sorun yaşanmaz. Öte yandan, iç yansıma lekelerinin (flare) fotoğrafa belli bir lezzet kattığını ve bu etkinin bir kusur olmadığını düşünenlerin sayısı hiç de az değildir.

 


<br/>
Her parasoley her objektife uygun değildir. Objektiflerin görüş açılarına bağlı olarak, üretici firmalar farklı tasarımlarda parasoleyler üretir. Parasoley, objektifi darbelere karşı korumak gibi görevi daha yerine getirir.

 

 


<br/>

        
 
YORUMLAR
  
 
Bu sitenin isim ve yayın hakları Fotopya Fotoğrafçılık Reklam Tur. Org. San. ve Tic. Ltd. Şirketine aittir. Sitedeki paylaşımların tüm hakları ve hukuki ve cezai sorumluluğu paylaşım sahiplerine aittir. Site tarafından hazırlanan yazı, röportaj ürün incelemesi vs tüm içeriğin her hakkı saklıdır. İzinsiz olarak kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz. Bu sitedeki çalışmaların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına göre suçtur. İzinsiz kullanılarak, alıntı yapmak, yasal kovuşturma hakkı doğurur.