Saygun Dura: Anlaşılma Kaygısı Yerine İçinden Geleni Yapmak
  Fotopya

Türkiyenin son dönemlerde yetiştiriği az sayıdaki değerli fotoğrafçılardan biri Saygun Dura. Fotoğraflarında seçtiği konular, yorumları ve tekniği ile dikkat çeken Saygun Dura geçtiğimiz ay Fotopya Ayın Fotoğrafları seçimini yapmış ve yine Fotopya etkinliğinde bir sunum gerçekleştirmişti. Saygun Dura’nın eserlerinde Photoshop, dijital düzenleme olmadığını öğrenenler şaşkınlıklarını gizleyemiyor. Fotopyalılara ayırdığı zaman dolayısıyla kendisine çok teşekkür ediyoruz.

Fotoğrafa başladığınız dönem ve bu dönemi kıyaslarsak eğer, sizi etkileyen, büyüleyen yanlarında bir değişiklik oldu mu? Olduysa ayrım noktalarını özetler misiniz biraz?

 

Fotoğraf çekmeye başladığım dönemim ilkokul yaşlarım, fotoğrafın sanatsal yapısı ile ilgilendiğim sürecin ise otuz yıllık bir geçmişi var. Bu süre zarfında iyi fotoğraftan etkilenme duygumu kaybetmedim. Yapılanları takip ettikçe, kendim bir şeyler yapmaya çalıştıkça fotoğraf görgüm ve deneyimim arttı. Geçmiş fotoğraf uygulamalarından günümüz üretimine kadar büyük bir değişime şahit olduk ve neredeyse klasik ile çağdaş iki farklı sanat dalına dönüştü. İki uç yaklaşımdaki eserlerin çözüm kriterleri ve uyandırdıkları hazlar farklı. Günümüz sanatının çok güçlü, etkileyici işlerinin yanı sıra moda akım olarak değerlendirilip vasıfsız fotoğrafların da çağdaş fotoğraf kimliği altında hak etmediği değeri oluşturma çabası düşündürücü. Yine de bir fotoğraftan beklentim taklitten uzak yeni bir yorum ve farklı bir çözümden yana.

 


<br/>
Saygun Dura

 

 

Sizi tanımak adına sorular hazırlamaya çalışırken, Benim Gerçeğim adlı çalışmanız dikkat çekiyor ister istemez. Sürreal ressamlardan etkilendiğinizi, bu çalışmada içgüdülerinizin sizi yönlendirdiğini, çalışmanızın sizin bilinçaltınızı yansıttığını belirtiyorsunuz. Sanatsal bir üretimde içgüdünün rolü nedir sizce? İçgüdülere güvenmek sizce sanatçı için bir risk olabilir mi?

 

Bir kavramı fotoğrafla ifade ederken geleneksel yaklaşımlar ile çözümler geliştirmeye çalıştığınızda çoğunlukla tekrara düşüp heyecanı olmayan bildik işler üretme ihtimalini zorluyorsunuz. Size özgü bir dil oluşturabilme ve samimiyet, kendinizi keşfedebilme gayretleriyle gelişebiliyor. Düşünceleri ve çözümlerini not almak ve basit taslaklar hazırlayarak ne yapacağıma karar vermek çekimin problemsiz olmasını sağlıyor. Bazen taslakları birbirleriyle harmanlamak, ardından bir süre ara vererek çözümün cazibesini koruduğundan emin olmak, sonrasında tam olarak istediğim fotoğrafı çekebilmemim yolunu hazırlıyor. Tasarlarken mantık kurallarından sıyrılabilmek yaratıcılığı serbest bırakabilir. Fotoğraf tasarlarken akıl dışı, uygularken bilinçli müdahale gerekiyor. Giorgio De Chirico “Bir yapıtta ne sağduyu ne de mantık olmalı, ancak böylece düşlere ve çocuk aklına yakın olunabilir” demiştir.

 


<br/>
F: Saygun Dura

 

 

Bireysel olan ile genel/toplumsal olan arasındaki bağı nasıl kuruyorsunuz? Bu çalışmalarınızı değerlendirmede izleyicinin yeri neresi? Herkes tarafından anlaşılma kaygınız var mı?                                                                                                                                       

Tanıtım Fotoğrafçılığı kökenliyim. Reklam sektöründe, belirlenen bir kitleyi etkileyebilecek anlatım üslubu üzerinde çalışılır. Reklam ajansındaki yaratıcı grubun fikri, müşterinin onayı ile fotoğrafa dönüştürülebilir. Birçok kişinin ortak kararının neticesinde belirlenen taslak, fotoğrafçı için fotoğraf diline dönüştüreceği bir görseldir. Kişisel çalışmalarımın fikir geliştirme aşamalarında yalnızım ve belirlediğim bir izleyici kesimi yok. Bu anlamda sınırlayıcı hiçbir faktör söz konusu değil. Sadece yaptığım tasarımın benim fotoğraf becerime uygun olması gerekir.

 

 

 


<br/>
F: Saygun Dura

 

 

Ritüel adlı serginizde ise suya dönüyorsunuz bir anlamda. Şaşırtıcı bir dünya, güzellik ve dinginlik, büyük bir ustalıkla anlatılmış. Suyun altı ve üstü, bilinç arasında kurduğunuz ilişkiyi anlatabilir misiz?

                       

Görüşleriniz beni çok memnun etti, teşekkür ederim. Benim için fotoğrafın heyecanı ve hazzı suyun altında veya üstünde aynı yoğunlukta etkili. Stüdyo ortamında gerçeküstü mizansenler oluşturmaya çalışırken sualtının bende uyandırdığı etki kendiliğinden gerçeküstü bir sahne ve masalsı. Daha önce bulunmadığınız ve bilmediğiniz göllerde, denizlerde ve okyanuslarda hissettiklerinizi anlatabileceğiniz ve zihninizdeki ile örtüşeni oluşturabilmek için kısıtlı zamanınızı çok dikkatli kullanmanız gerekli. Sınırlı bazı konular haricinde sualtında suni ışık kullanmadan fotoğraf elde edilemediğinden dolayı ışık kullanım tarzınız, sizin hislerinizi ve yorumunuzu aktarmanızı sağlıyor. Ait olmadığınız derinlerdeki yalnızlığınız, bir yandan güvenliğinizi sağlarken öte yandan fotoğraf oluşturma çabanızın yarattığı ruh hali karadaki tecrübelerinizden oldukça farklı. Ben sualtında iç yolculuğumu yaşıyorum ve gördüklerimin ötesinde fotoğraflarımda duygularımı hissettirmeye çalışıyorum.

 

 


<br/>
F: Saygun Dura

 

Fotoğraflarınızı izleyenlerin en çok ilgilendikleri konudan biri de tekniğiniz oluyor. Teknoloji ve sanat arasında nasıl bir bağ var sizce?

                       

Fotoğraflarımda dijital düzenlemeler yok, kurguları olduğu gibi mekanlarda hazırladım ve 4x5 inch film kullandım. Büyük boy kamera, stüdyo sistemleri ve ışık kullanımı haricinde farklı bir teknik ve müdahaleyi içermiyorlar. Sualtında ise fotoğraflarımı dijital çektim. İlerideki bir çalışmamda tamamıyla başka bir anlatım tercihinde bulunabilirim. Ekipmanlardaki teknolojik gelişmeler gibi sanatta da çağdaş arayışlar ve yeni üslupların oluşması tabii bir süreç. Dijital fotoğraf diğer disiplinlerdeki sanatçıların da işlerinde fotoğrafı kullanmalarında etkin bir tercih sebebi oldu. Teknoloji sayesinde sanatçı hayal ettiğini daha kolay uygulayabiliyor.

 

 


<br/>
F: Saygun Dura

 

 

Örneğin dijital düzenlemeler ile oluşturulan ve bazen daha çok resim, kolaj vb. adlar koymak istediğimiz çalışmalarla, fotoğraf ve resim arasındaki alan belirsizleşiyor diyebilir miyiz?

           

Reklamda kusursuzluk beklentisi neticesinde fotoğraflarda dijital düzenlemelere sık başvurulur. O ideal sunumdaki amaç ürünün veya hizmetin satışının sağlanmasıdır. Sanatsal arayışlarda dijital düzenlemeler fotoğrafçının tercihidir. Sonuçlar fotoğrafın tadından uzak olmakla birlikte her disiplinde olduğu gibi iyileri sizi yakalar ve baktırır. Her şeyin denenmesinden yanayım, bakalım ileriye kalanlar neler olacak. Beni daha çok etkileyen işler kurgulanmış ve tek karede bitirilmiş fotoğraflar oluyor. Bu yapıtlarda hem fotoğrafı soluyorsunuz aynı zamanda rastlantısal fotoğrafta olamayan fotoğrafçının hayal dünyasına tanıklık ediyorsunuz.

 

 


<br/>
F: Saygun Dura

 

 

Fotoğrafçılığın size yaşattıkları ve hayatınıza kazandırdıkları arasında sizin için en önemli olan şey nedir? Fotoğraf, sizin için hangi duygu ve anlamlarla yüklü?

 

Yaşamım için gerekli olan geliri reklam fotoğrafı çekerek ve üniversitelerde ders vererek sağlıyorum. Bir düşüncemi toplumla paylaşma arzusunu fotoğrafı kullanarak sağlamaya çalışıyorum. Sualtına indiğimde yine fotoğraf ana gayem oluyor. Sıkıldığım zamanlar bir puro eşliğinde beğendiğim fotoğrafçıların albümlerine tekrar tekrar bakmak bana zevk veriyor. Sergi dolaşmak hiç kaybetmediğim alışkanlığım. Kısacası fotoğrafa uzak bir insan için sadece deklanşöre basmaktan ibaret olan bir şey benim gibiler için yaşamlarında önemli yeri olan bir uğraş.

 

 


<br/>
F: Saygun Dura

 

 

Çalışmalarınızda vizörünüzden bakarken ruh aleminizde bir farklılık hissediyor musunuz? Bu duyguyu biraz tanımlar mısınız?

 

Fotoğraflarımı önceden tasarladığım için vizörden bakma halim tasarımıma yaklaşma mutluluğum oluyor. Sualtı fotoğrafında ise vizörden bakmak “buradan iyi fotoğraf çıkacak, yolunda gidiyor”  hazzının yanında korkudan arındırıyor ve cesaretinizi artırıyor. Fakat bu her zaman iyi bir şey değil tabii ki.

 

 


<br/>
F: Saygun Dura

 

 

Fotopya ayın fotoğrafları seçimini bu ay siz yaptınız, bu seçimde keyif aldığınız ve zorlandığınız yerleri bizimle paylaşabilir misiniz?

 

Okulda öğrencilerin işlerini notlarken de özen gösterdiğim yaklaşım haksızlık etmeyip en iyiye göre doğru dengeyi oluşturabilmek oluyor. Fotopya ayın fotoğrafı seçiminde de aynı tutumla değerlendirme yapmaya çalıştım, fakat bölümlerden çıkan iyilerin son değerlendirmesinde zorlandım. Fotoğraflara bakmaktan zevk aldığım için jüri çalışmalarım beni mutlu eder.

 

 


<br/>

 

 

Tecrübelerinize dayanarak, bir fotoğrafın iyi olabilmesi için eksik olmaması gereken unsurlar nelerdir?

 

Fotoğraf branşlarındaki ortak, temel doğruluk kriterlerinin yanısıra her dalın ilave birtakım kriterleri de devreye giriyor burada. Portre için ifade ve onu destekleyen ışık öncelikliyken, mimaride istenilen doğru perspektif olabilir. Kurgusal tarzdaki fotoğraflarda yaratıcı düşünce ve uygulama başarısı dikkat çekebilir. Still life da ise kompozisyon becerisi önem kazanırken çağdaş fotoğraflarda sadece anlam yüklü olması yeterli gelebilir. Sanırım hepsinin vazgeçilmezi duygu ve düşünce yaratma gereksinimidir.

 

 


<br/>
F: Saygun Dura

 

 

Fotoğrafa yeni başlayanların en fazla dert yandıkları şeylerden biri, başkalarıyla aynı şeye baktıkları halde aynı kareyi çekememeleri oluyor. Henüz makinesini almış biri için gidilecek yol kolay görünüyor. Sizce görmek ve göstermek arasındaki açı farkı nerede başlıyor?

 

Bence olması gereken şey o. Bazen fotoğraf eğitimine yeni başlayan öğrencilerimin portfolyolarına bakıyorum ve bir kişisellik olduğunu görüyorum, eğitim verirken kişilerin bu özelliklerini bozmamak gerektiğine inanıyorum. Yorumsuz bir yaklaşım gerektiren fotoğraf anlayışı hariç, fotoğrafçının gördüğünü bir başkasının gördüğünden farklı gösterebilmesiyle  fotoğraf değer kazanıyor, kişiselleşiyor ve fotoğrafçı bir üslup sahibi olabiliyor.

 

 


<br/>
F: Saygun Dura

 

 

Bir fotoğrafçı özgünlüğü nasıl yakalar?

                       

Özgün olabilmek için öncelikle yapılan ve yapılıyor olanları iyi bilmek gerekiyor ki yapacağınızın yeniliğinden emin olun. Fotoğrafçı alışkanlıkların dışına çıkabilme cesaretini göstererek risk alabilmelidir.

 

 


<br/>
F: Saygun Dura

 

 

Fotoğraf çekmeyi en çok sevdiğiniz ve en çok hayal kırıklığı yaşadığınız bölgeler neresidir?

           

Tanıtım fotoğrafı ve sualtı fotoğrafı haricinde neredeyse dışarıda fotoğraf çekmiyorum. Sualtı fotoğrafında tatmin olduğum neticeleri Raja Ampat (Batı Papua) ve Sıpadan"da (Malezya) elde ettim. Bu yıl bir karma ve kişisel sergim için beni heyecanlandıran ilginç yerlerde çekimler yaptım. Düşündüğümü yapamayacağım endişesiyle başladığım çalışmalardan birisi Hasankeyf"i Dicle"den  su ile ilişkilendirerek, suyun içinden çekmekti. Kışın kuvvetli bir akıntı ve bulanık bir suda yaptığım çalışma, dilediğim gibi sonuçlandı. Diğerleri Topkapı Sarayı"nın bahçesinde bulunan bir su sarnıcı ile Nemrut Krater gölü"ne yaptığım dalışlardı. Bu çalışmalarda aynı zamanda bir objenin simgesel anlamını vurgulamak için yaptığım düzenlemeleri de görüntüledim.  

 

 


<br/>
F: Saygun Dura

 

 

Fotoğrafçı olmanın Türkiye’ye özgü zorlukları ve kolaylıkları var mı sizce?

 

Satınalma gücü yüksek toplumlarda bireyin kendini geliştirebilmeye, seyahate, ekipmana, vb. ayırdığı bütçeler şüphesiz ki farklılık gösteriyor. Son yıllardaki olumlu gelişmelerle birlikte sanatı sindirerek takip edebilme açısından da ülkemiz ne yazık ki batılı ülkeler gibi değil.

 

 


<br/>
F: Saygun Dura

 

 

Sergi planlarınız var mı? Bir sergi genel olarak nasıl olmalı ve sergiden genel beklentiniz nedir?  

           

Yeni bir sergi için çekimler yapıyorum. Retrospektif değil ise serginin bir kavram çerçevesinde oluşturulmasından veya fotoğraflarda biçimsel ortak yapının korunmasından yanayım. Fotoğrafların sunumu ve galeri tercihiniz de etkili. Özelliğini koruyabilen sertifikalı ve edisyonlu baskılar doğru çerçeveleme, iyi sıralama “yerleştirme” ve etkin ışıklandırma gibi hassasiyetleri bir bütün olarak değerlendiriyorum. Bunların hepsinin ciddi birer maliyet oluşturmasından ötürü beklentim başarının yanında tabii ki satışların da gerçekleşmesi. Son yıllarda fotoğraflarımız ülkemizdeki önemli müzayedelerde yer alabiliyor. Maddi anlamda değer görebilmesi yeni işler için de teşvik edici bir etken. 

 

 

 

 

Son olarak, fotoğraf ile ilgilenen ve ilgilenmek isteyenlere neler söylemek istersiniz?

 

Diğer sanat dallarını da en az fotoğraf kadar takip etmenin önemine inanıyorum. Bir konu belirleyip bir yandan da ona yönelik çekimler yapmak ve devamında yeni arayışları da beraberinde getiriyor.

 

 

Düşüncelerimi aktarabilme imkanını tanıdığınız için sizlere çok teşekkür ederim.

 

 

Bize ayırdığınız zaman ve verdiğiniz içten yanıtlar dolayısıyla biz teşekkür ederiz.

Fotopya Ekibi

 

 

 

 

 

 

        
 
YORUMLAR
  
 
Bu sitenin isim ve yayın hakları Fotopya Fotoğrafçılık Reklam Tur. Org. San. ve Tic. Ltd. Şirketine aittir. Sitedeki paylaşımların tüm hakları ve hukuki ve cezai sorumluluğu paylaşım sahiplerine aittir. Site tarafından hazırlanan yazı, röportaj ürün incelemesi vs tüm içeriğin her hakkı saklıdır. İzinsiz olarak kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz. Bu sitedeki çalışmaların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına göre suçtur. İzinsiz kullanılarak, alıntı yapmak, yasal kovuşturma hakkı doğurur.