İbrahim Zaman / Mesaj İçeriğinde Zenginlik
  İbrahim ZAMAN

Kısaca kompozisyon, unsurların bir çerçeve içinde hesaplı bir biçimde düzenlenmesidir diyebiliriz.

Çekeceğimiz fotoğrafta neyi anlatmak istediğiniz kadar nasıl anlatmak gerektiğini de hesaplamak gerekir. Böylece ürettiğiniz işle izleyici arasında daha duyarlı ve sıcak ilişki kurmanız kolaylaşır. Fotoğraflarınızla ilgilenenler sizi daha da önemsemeye başlar ve takip eder. Bir modelin portresini çalışacaksanız bunu omuz mu, büst mü, yoksa içinde bulunduğu mekanla mi vermek gerektiğini kararlaştirmalisiniz. Bazen her ikisi de diyebilirsiniz. O zaman bu kişinin yüz ifadesinde çok anlamli bir karakter keşfetmiş olmalısınız. Deklanşöre basmadan önce o özelliğini ön plana çıkaracak şekilde tasarlama yapmanız gerekir. Bir fotoğraf çekilecekse bu sadece sıradan bir insan veya herhangi bir objenin anlamsız fotoğrafı olmamalıdır. Onda fotoğrafı çekilmeye değer yönler bulduğunuz, sizin ilginizi çektiği için fotoğraflarsınız. İşte sizin ilginizi çeken o özellik ne ise onu ön plana çikaracak mesaji en çarpıcı haliyle vermelisiniz.

 


<br/>

Birinci kare tamamen bilinçsiz bakış, fotoğrafik bilgisi yoksun, fakat sezgisi var. Eğer fotoğrafık bilgisi olsaydı güneş ile koyu gölge arasındaki diyafram farkını görür ve karşısına böyle bir olumsuzluğun çıkacağını tahmin ederdi. Göz beyinle birlikte çalıştığı için aradaki diyafram farkını tolere eder. Herhalde fotoğrafçının görmek istediği, suyun ortasına doğru uzanan ağacı ve sudaki yansımasını fotoğraflamak olsa gerek.

 

 

 

 

 


<br/>

Eğer objektifini zumlayarak bu karede olduğu gibi dik bir çerçeve kullanılsaydı   gözüyle gördüğünü fotoğrafik anlatım diliyle de verebilirdi.

 

 

 

 

 


<br/>

Kararsız bir fotoğraf, bir iş yapıyor fakat ne yaptığı iş, nede portre olarak değerini bulmamış bir çalışma.

 

 

 

 

 


<br/>

Oysa bu karalerde Yemenici’nin hem ürettikleri hem de üretmekte olduğu mekanla bütünleşerek fotoğrafı zengin kılıyor.

 

 

 

 

 


<br/>

Demircilerin demir döven sahnesi, ocağı ile, kızgın demiri dövme hamleleri ve hareket ifade eden balyoz ve ellerdeki netsizlik ile mesajı yeterince vurguluyor.





<br/>

Bu karedeki anlatım  biçimiyle de burada olduğu gibi daha geniş bilgi veren bir anlatım dili kullanabilirsiniz.





<br/>


<br/>


<br/>

İlk bakışta kasnakçının üç fotoğrafı da uygun gibi gelebilir. Fakat fotoğrafa artı değer olarak baktığımızda üçüncü kare diğerlerine göre bakış açısı ile, dinamizmi ile, ne yaptğı ile, yüzündeki zorlanma ifadesi ile ve hamlesi ile hemen farklılığını ortaya koyuyor.

 

 

 

 

 


<br/>

İlk fotoğrafta Semerci durağan ve gergin, yaptığı iş anlaşılmıyor.

 

 

 

 

 


<br/>

Bu daha iyi fikir verse de alttaki hareketlilik hali ile daha uygundur.

 


<br/>







<br/>

Bakırcı çırağı tam karenin ortasına gelmiş konumu ve bakışı ile zayıf. Oradaki mekan duygusunu veremiyor.





<br/>

Bu karede puslu ve havasız mekanda aylak insanların arasından geçerken ezik ve mazlum haliyle taşıdığı büyük bakır kap  fotoğrafta bir atmosfer yaratıyor.




Fotoğrafçı ister olayları kovalayan polis muhabiri, ister spor sahalarında sahne kovalayan olsun, ya da reklam dünyasında model fotoğrafçılarımız olsun veya serbest fotoğrafçılar olalım. Hepimiz karar anının peşindeyizdir. Yani, en çarpıcı en doğru mesajı, dolu dolu aktarmaktır ortak çabamız. Ve öyle olması da doğaldır. Fotoğrafçı bunları ne kadar başarıyla uygularsa o kadar amacına ulaşır ve imzası her geçen gün biraz daha kalınlaşır, zihinlerde iz bırakır. Gazetelerin sayfalarına baktığımızda bazen fotoğraf dolu sayfayı hiç bir şey yokmuş gibi hızla çeviririz, bazen de öyle bir fotoğraf ile karşılaşırız ki; değil sayfayı çevirmek, adeta sayfaya çakılır kalırız. O fotoğraf alır bizi götürür, adeta olayın içine dalarız. Spor sayfalarında da durum böyledir. Bazı fotoğraflar hiç ilgimizi çekmezken bazı fotoğraflar karşısında da  adeta bir maç seyretme keyfini alırız. Bütün bunlar bahsi geçen mesaj ve içerik zenginliğinin başarılı veya başarısız olma sonucudur.





<br/>

İleri yaşına rağmen işinin başında olan yemenici, sayasını dikiyor. Ona fotoğrafça bakmak gerekirse birinci fotoğrafta doğallıkla işini yaparken dikiş ipini yatay olarak çekmesi fotoğrafik ögelerden biri olan grafik düzen cılız kalıyor.





<br/>

İkinci görüntüde, ipine kayganlık sağlamak için ıslatma eylemi grafik bir yatay üçgen yaratıyor. Böylece fotoğrafik bir değer kazanarak mesajımızı destekliyor.





<br/>

Yün tüccarı iş yerinde halinden memnun görünüyor. Ancak fotoğrafçı yüncünün memnun görünen bu halini destekleyici bir şey düşünmeli. Çünkü sağ üst taraftaki karanlık boş alan sahneyi cılızlaştırıyor.





<br/>

İkinci karede fotoğrafçı yatay çekim yaparak o cılız alanı atıyor. Peşin satan edasıyla kurulmuş oturan tüccarın keyfi daha kolay anlaşılabiliyor.





<br/>

Birinci fotoğrafta güneş bulut altında, bu bakımdan görüntü yüzeysel ve yassı. Model, fotoğrafın dışına yönelmiş, adım atışı belirsiz.





<br/>

İkinci fotoğrafta ise fotoğrafın olmazsa olmazları arasında olan ışık unsuru hemen dikkati çekiyor. Görüntü hacim kazanmış, ışık ve gölgeler fotoğrafa zenginlik katıyor. Her iki fotoğrafta da duvara dayalı merdiven aynı yerde, fakat birinci fotoğrafta merdiven adeta duvara yapışık gibi görünürken ikinci fotoğrafta ışık sayesinde üçüncü boyut meydana gelmiş gibi, merdiven duvardan ayrılmış. Model merdivenle duvar arasından rahatça geçebilir izlenimi veriyor. Kişi konunun içine yönelmiş, adımlarındaki belirginlik uygun. Tüm bu artı değerler birinci fotoğraf ile ikinci fotoğraf arasındaki farklılığı ortaya koyuyor.





<br/>


<br/>

Fotoğrafçı birinci karedeki çekimiyle modelin ümitsiz ve tasalı olduğunu vermek istemiş. İkinci fotoğrafta ise ileriyi hedefleyen bakışları, umutlu olduğuna işaret ediyor. Aslında fotoğraf plan itibariyle aynı, bir pencere deliği ve çamur sıvalı duvar. Fakat oradan bakan figür fotoğrafçının kullanma amacına göre farklı anlatıma yönlenebilir. Örneğin; düğün evinin penceresinden çekilecek bir fotoğrafta birinci fotoğraftaki tasalı görüntü ters mesaj olacağı gibi, bir cenaze evi penceresinden çekilen fotoğrafta da kıkır kıkır gülen bir kişi aynı derecede aykırı mesaj olur.





<br/>


<br/>

Birinci fotoğrafta birbiriyle ilgisiz, ayrı dünyalar sergileyen iki insan ve adeta iki ayrı fotoğraf gibi algılanıyor. İkinci fotoğraf aynı sahne olduğu halde insanların birbirlerine dönük halleri irtibatı sağlıyor ve figürlerin orada duruşları anlam kazanıyor, bu sayede mesaj zenginliğini destekliyor.





<br/>


<br/>

Düz damlı köy evinin kapısında beliren turunculu çocuk bir yaşam ögesi olarak doğru fakat sahne içinde cılız kalıyor. İkinci fotoğrafta arkadaşları ile oyuna dalmaları hem ev ve mekan hakkında yeterli fikir veriyor, hem de ortama yaşam zenginliği katarak mesajı destekliyor.






        
 
YORUMLAR
  
 
 
Saygılar,İbrahim Hocam;
Yeni başlayan hiç kursa gitmemiş biri olarak sizin ve diğer ustalarımın yazısını takip ediyorum.Bilhassa fotoğraflarla anlatmanız çok daha eğitici ve öğretici oluyor.Zaman ayırıp bize sunduğunuz için bir kere daha saygılarımı sunuyorum.
  
  29.03.2011 18:05
Bu sitenin isim ve yayın hakları Fotopya Fotoğrafçılık Reklam Tur. Org. San. ve Tic. Ltd. Şirketine aittir. Sitedeki paylaşımların tüm hakları ve hukuki ve cezai sorumluluğu paylaşım sahiplerine aittir. Site tarafından hazırlanan yazı, röportaj ürün incelemesi vs tüm içeriğin her hakkı saklıdır. İzinsiz olarak kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz. Bu sitedeki çalışmaların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına göre suçtur. İzinsiz kullanılarak, alıntı yapmak, yasal kovuşturma hakkı doğurur.