Haluk Uygur / Parelel Dünyalar Ve Işığın Mucizesi
  Haluk Uygur

Uzun bir süredir Fotopyamag’a yazı yazmadım. Aslında yazmadım değil yazamadım. Yazamamın nedeni de kafamın karışıklığı...

Hatırlarsınız  Avignonlu Kadınlar... Sorular... Sorular Ve Sorular...” İsimli en son yazımda Avignonlu Kadınlar isimli tablodan yola çıkıp, Picasso ve kübizmin ortaya koyduğu kuramların Einsteİn’i etkileyip etkilemediğini  sorgulamaya çalışmıştım.

 

Kafa karışıklığımı şöyle ifade etmiştim o zaman;   “Bu konuda çok örnek verebilirim ama ben Avignonlu Kadınlar"ın büyüsünden yola çıkarak, konuyu Picasso ile Einstein arasındaki felsefik ilişkiye getirmek istiyorum.(…)

 


<br/>
Avignonlu Kadınlar

 

 

İzafiyet Teorisi Ve Kübizm

 

Bildiğiniz gibi tabloda 5 tane çıplak kadın bulunmaktadır. Bunlardan sağdaki ikisinin Afrikalı olması da dikkati çeker. Sanatçı bu çıplak kadınların duruşunu, ama özellikle de bakışlarını kullanarak yaygın ahlak anlayışının dışında bir şeye dikkat çeker adeta. Ben affınıza sığınarak, Picasso"nun bu eseriyle, sanat tarihinde ilk defa (Cezanne"ın denemeleri yok farzedilirse) yeni bir perspektif anlayışı ortaya koyarak, yeni bir felsefik görüşün başlamasının tetikçiliğini yapmış olduğunu iddia ediyorum. Ve acaba bu bakış açısı o güne kadar bilim dünyasında hakim olan, iki boyutlu Newton fiziğinin terk edilip, üç boyutlu izafiyet (veya uzay ) fiziğine geçişi sağlamış mıdır diye de düşünmeden edemiyorum. Yani bu bilimsel değişimle Atom çağının başlamasını kastediyorum.

 


<br/>

 


Ahlaksız Kim?

 

Jonh Berger"in buradaki ahlaksızlığın kadınların çıplaklığından çok, kadın bedeninin bir et olarak, erkeklere pazarlanmasında olduğu görüşüne katılmamak mümkün değil. Yani Picasso açıkça ilk bakışta görünen öykünün altına, asıl ahlaksızların kadınlar olmayıp, onu pazarlayan ve pazarlanmasına göz yuman zihniyetin olması şeklinde başka bir öykü daha yerleştirmiş.       

İkinci bir gerçeği… İkinci bir yargıyı… Belki de daha dikkatlice incelenir, eserin etrafında dolaşılırsa üçüncü, dördüncü gerçekler veya yargılar diye de devam edebilirsiniz.

 

 

Kübizmin Felsefesi

 

Aynı olaya eşzamanlı olarak, farklı açılardan bakıldığında farklı yorumlara ulaşılabileceği felsefik bakışını, çizgilere dökerken “Bir küpün bir tarafından bakarsan, bazı yüzlerini göremezsin. Sen göremiyorsun (hatta görmek için çaba sarf etmiyorsun) diye öbür tarafları yok mudur” anlayışıyla, küpü açarak resmetmek tekniğini ilk kez Avignonlu Kadınlar"da görmemiz, bu resmi çok önemli kılmaktadır.

 

Acemice bir bakışın “yahu ben sağdan bakıyorum ama resimde ancak soldan bakınca görülebilecek bölgeler de görünüyor” şeklinde düşünmesine neden olabilecek yeni çizim anlayışının, aslında evrene yeni bir felsefik gözle bakmayı gösteren bir yeni teknik olması tabi ki önemli.

 

 

Sorular? Sorular? Sorular?

 

Sen iki boyutlu bir düzlemde çalışıyorsun diye, evrenin üçüncü (hatta daha fazla) boyutunu yok saymaya hakkın var mı? Bir nesneyi anlamaya çalışırken, o nesnenin etrafında dönmeden (yani onu her açıdan incelemeden) anlamaya çalışırsan bir şeyler eksik kalmayacak mı? Veya gördüğün şey,( kütle aynı olsa bile) baktığın yere göre değişiyorsa eğer, acaba gerçek hangisi? soruları sadece sanatla uğraşanları değil, bilimle uğraşanları da meşgul etmiştir diye düşünüyorum.”

 

 


<br/>

 

 

Ne Yani Ay Yok Mu?

 

Einstein  “ Ne yani, siz o tarafa doğru bakmazken Ay"ın gerçekte orada olmadığını mı düşünüyorsunuz?” diye kendini savunurken, Picasso ile ne kadar benzer şeyler düşündüğünü görüp heyecanlandığımı itiraf etmeliyim.

 

Heyecanlandım ama bu heyecan kafa karışıklığımı daha da artırdı. Newton fiziği ile kıyaslandığında doğayı izah etmede Einstein daha doğru noktalara ulaşmıştı. Ama söyledikleri gerçeğin ta kendisi miydi? Soru işareti?

 

 

Yerel Gerçeklik

 

Enstein"in söyledikleri kendisinin “Yerel Gerçeklik” diye tarif ettiği durumu izah etmeye yönelikti. Ancak bu ifade tamamen “hiçbir şeyin ışıktan hızlı gidemeyeceği, bu nedenle de sadece bir tek fiziksel gerçekliğin olması gerektiği” teorisine dayanıyordu.

 

Aslında o, eğer bir cisim ışıktan hızlı hareket ederse, bir müddet sonra kendinden yansıyan ışığı geçeceğinden bazı olayları daha gerçekleşmeden görebileceği yargısını ortaya koymuş ama bundan hiçbir cisim ışıktan hızlı olamaz sonucuna yaklaşmıştı. Aslında evrende hiçbir şey kesin değildir. Bilim “asla” kelimesini asla kabul etmez.

 

Bu arada sanat dünyasında Kübizmin felsefesi üzerine yeni görüşler ekleyen “Sürrealizm”, yaşadığımızı düşündüğümüz dünyanın paralelinde, düşsel başka dünyaların da olabileceği görüşüyle eser üretmeye başlamıştı.

 


<br/>

 

 

Parelel Dünyalar

 

Parelel Dünyalar… Veya Çoğul Evrenler… Yani aynı anda birden fazla nesnel gerçeklik… Olabilir mi?

 

Yani kafamı karıştıran o ki… Hadi nesneler ışıktan hızlı gidebiliyorsa? Dolayısıyla hızına göre bir nesne aynı anda birden fazla cisim almışsa ve biz sadece bunlardan yaşadığımız birini fark edebiliyorsak ve diğerleri de diğer gerçekleri oluşturmaya devam ediyorsa…

Günümüz fizik çalışmaları, özellikle de Cern"de yapılan deneyler bunun olabilme ihtimalini göz önünde bulundurmamız gerektiğini söylüyor. Bazı elektron altı maddelerin ışıktan hızlı hareket edebildiğini göstermeye çalışıyorlar. Hatta paralel gerçeklerin olduğunu iddia ederek “sürreal” sanatçılara gönderme yapanlar var.

 

Nitekim Einstein da “eğer bir cisim ışıktan hızlı giderse aynı anda iki nesnel varlık olabilir”” dememiş miydi?

 

Benimse kafam çok karışık… Ama biliyorum ki bilime ışık tutan sanat çok şeylere kadir. Sürrealizm denilen akım yaşadığımızı farz ettiğimiz dünyanın ötesinde de başka dünyalar olabileceğine herkesten önce işaret etti. Belki de onlar gerçeğe Einstein"dan biraz daha fazla yaklaştılar.

 

 

 

 

        
 
YORUMLAR
  
 
Bu sitenin isim ve yayın hakları Fotopya Fotoğrafçılık Reklam Tur. Org. San. ve Tic. Ltd. Şirketine aittir. Sitedeki paylaşımların tüm hakları ve hukuki ve cezai sorumluluğu paylaşım sahiplerine aittir. Site tarafından hazırlanan yazı, röportaj ürün incelemesi vs tüm içeriğin her hakkı saklıdır. İzinsiz olarak kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz. Bu sitedeki çalışmaların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına göre suçtur. İzinsiz kullanılarak, alıntı yapmak, yasal kovuşturma hakkı doğurur.