Behiç Günalan / Ateşten Gömlekli Kız
  Behiç Günalan

Solgun, kırışık, yıpranmış eski fotoğraflardan oldum olası çok etkilenirim...

Solgun, kırışık, yıpranmış eski fotoğraflardan oldum olası çok etkilenirim... O fotoğraflarda, kimsesizliğin, hafızalardan silinmişliğin yakıcı ve kavurgan bir melankolisi vardır. 

 

Bazıları siyah beyaz…  Bazıları sepia fotoğraflar… Kenarları aşınmış… Çoğu zaman kırık…

 

O gözden düşmüşher fotoğrafın,mazide bıraktığı bir hikayesivardır. Bazen mutlu, bazen trajik hayatların, sırdaşıdır onlar…Her birine saygıyla,  aşkla bakarım. Her defa, ağlamaklı olurum… Bir yangın sıcaklığıyla tutuşurum…

 

Adı Münire Eyüp…  Neyyire Neyir adıyla bilinir…

Ne kadar bilinip, tanındığı da,tartışılmaya değer…

Öncü bir Türk ve Müslüman  kadını, örnek bir model,  çağına ışık yayan bir meşale…Modern Türk Tiyatrosunun temellerini atan sanatçı kadınlarımızdan biri… En önde olanlarından…

 

 


<br/>

 

 

Ateşten Gömlek romanını yeniden okuyuncaya kadar; onu tanımıyordum.O, Ateşten Gömlek romanının Kezban’ıydı.

 

Tam 89 yıl önce çekilmiş portesindeki, masumiyet ifadesi beni alt üst etti. İçim ısındı; yüreğim ezildi; duygularıma kramplar girdi. Yine bir yangın sıcaklığında tutuşuverdim. Onu yazmak; onu paylaşmak istedim

 

Halide Edip Adıvar Ateşten Gömlek"te, milli mücadele yıllarını anlatır. Yazar, kitabında ünlü Sultanahmet  mitingiyleİstanbul"da başlayıp, Anadolu"da  Çılgın Türklerin destansı bir şahlanışa  dönüşen başkaldırısına, savaştan çok, ihtilal vurgusu yapar. Bu vurgu, anılarını kaleme aldığıdiğer kitaplarında da ısrarla karşımıza çıkmaktadır.

İhtilal, bir ülkenin siyasal, sosyal ve ekonomik yapısını veya yönetim düzenini değiştirmek amacıyla kanunlara uymaksızın zor ve kuvvet kullanarak yapılan geniş halk hareketidir; elbette ki cebiri ve şiddeti içerir.

Arapça;  bozma, bozukluk anlamına gelen  halelkökünden türeyen ihtilal kelimesi;1917 Sovyet Ekim devriminden sonra, Türkiye"deürküntü veren, kapitalizmin egemen sınıfında korku ve kaygı yaratan sevimsiz siyasi bir kavramın adıdır.

Bu nedenledir ki, toplum kelimenin bu zehirli anlamından hep uzak tutulmak istenmiş;  ihtilalcilikle  anarşistlik, eş anlamlı tutularak, ihtilal ile anarşi arasında bir anlam kardeşliği kurulmuştur.

Askeri darbeleri bile ihtilal diye isimlendiriyorsak, işte bu anlam kayması  yüzündendir. Tabi ki anlam bulanıklığı, çoğu zaman ihtilal ile devrim kelimesini eş anlamlı kullanmamıza yol açtı.   Oysa devrim, belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişikliktir. Kelimenin gerçek  karşılığıinkilaptır.

Eğer ihtilal kavramını gerçek anlamı ve içeriyle algılarsak, İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan işgali altındaki Trakya ve Anadolu toprağını, düşmandan kurtarmak için  sürdürülenmilli mücadele  hareketi;  gerçek bir antiemperyalist  savaş olduğu kadar, hilafet ve saltanatı kaldırarakşeriat ve monarşikyönetim düzenini  yıkan siyasi  bir ihtilaldir.

Kavramların anlamları, doğru kurgulanırsa; Halide Edip Adıvar"ın Anadolu"daki milli mücadele hareketini ihtilal diye nitelendirmesine katılmamak elde değildir. Milli mücadele hareketi; ihtilalle beslenen, ondan  güç alan antiemperyalist  bir savaştır.

 

Aslında konumuz, bu ihtilalin içindeki kadınlar…

Ateşten Gömlek romanının kahramanlarıAyşe de, Kezban da,bu kadınlardan biridir.  İzmir işgalinde kocasını kaybeden genç Ayşe ile köylü güzeliKezban,romanda   öykünün merkezine oturmuş birer kahramandırlar.Onlar, Anadolu"da  ÇılgınTürkler"inşahlanışındaki Türk kadınını temsil eden bir figürdür.

 

Ateşten Gömlek, Sakarya Savaşı"nda ayaklarınıkaybetmişPeyami"nin Ankara Cebeci Hastanesi"ndeki odasında yazdığı günlükten ibarettir. Roman o günlüğün  sayfalarında başlar ve o sayfalarda biter.

 

Bu eserde, ne Mustafa Kemal ne de milli mücadelenin diğer komutanlarıfazla yer almaz.Hatta hiç yer alamazlar. Roman, milli mücadelenin sıradan insanlarını kendine konu edinmiştir. Kezban da bu sıradan insanlardan biridir işte…

 

Belki de yayınlandığı günlerde,  toplumda yarattığı derin etkinin, kopardığı fırtınanın  sırrı da buradadır. Ateşten Gömlek, ilk kez 1922 yılının Haziran ayında dönemin İkdam gazetesinde yayınlanmaya başladı. Eser büyük yankı uyandırınca;  beyazperdeye aktarılmak istendi.

 

Filmi, Muhsin Ertuğrul tarafından çekilecekti. Çekecekti ama, Halide Edip Adıvar, romanın kahramanı Ayşe ve Kezban"ıErmeni ya da Rum  sanatçı kadınların oynamasını istemedi.  Muhsin Ertuğrul"a  kadın rollerini Türk ve Müslüman sanatçıların  oynaması şartıyla izin verildi.

 

Oysa, 1922"li yıllarda Türkve Müslüman  kadınlara sahne yasaktı.Sahne kapıları  onlaraMustafa Kemal"in emriyle 1923 yılından sonra açılacaktı.

 

Cumhuriyet öncesinin  efsaneviilk Türk kadın Tiyatro oyuncusu Afife Jale bile, bu dönemde sahne yasağının çaresizliği içindedir. Ateşten Gömlek"in Ayşe ve Kezban"ını oynayacak,  dönemin toplumsal anlayışına göre,günahkar ve cüretkar Türk ve Müslüman kadınlar nasıl bulunabilecekti.Hangi kadınlar bu cesareti gösterebilecekti?

Herşeye karşın Muhsin Ertuğrul, romanı beyaz perdeye aktarmakta kararlıydı. Ayşe rolünüoyuncu arkadaşı Rafet Muvahhit"in eşi Bedia Muvahhit" teklif etti. Bedia Muvahhit, rolü kabul edince;  geriye sadece Kezban kalmıştı.

Yakınsosyal çevrede Kezban rolünü oynayabilecek, gönüllü daha doğrusu cesur bir kadın bulunamayınca gazeteye ilan verilmesi bir çare olarak düşünüldü. İlanaise tek bir başvuru gelmişti.

Başvurunun sahibi 1903 doğumlu 19 yaşında genç kız bir olanMünire Eyüp"tü. Batılı görünümlü, kıvırcık saçlarıyla, sevimli, bir o kadar da şirin genç bir genç kızdıMünire Eyüp… Tıpkı romanda portresi çizilen Kezban gibi…Münire Eyüp"ün adı film afişinde adı Neyyire Neyir oldu.

 

İstanbul Kız Öğretmen Okulu'nu bitiren Neyyiye Neyir, ilk rollerini iki yıl devam ettiği Amerikan Kız Koleji'nde okul tiyatro grubundaki  oyunlarda oynamıştı. Ateşten Gömlek filmiyle  profesyonel sanat hayatına başladı. 1922 yılında Darülbedayi'ye (Şehir Tiyatroları) giren Neyir sahneye ilk olarak Othello ile çıktı. Ulusal Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasından sonra aktör Şadi'nin kurduğu toplulukla İzmir'e gitti. 1924'te İstanbul'a döndü ve Milli Sahne ile Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu`nda rol aldı Muhsin Ertuğrul’un Ferah Tiyatrosu’nda kurduğu gruba katıldı. İlerleyen yıllarda Muhsin Ertuğrul ile evlendi. Ancak, ölüm onu çok genç henüz 40 yaşınayken yakaladı.

İnternet ortamında Neyyire Neyir"in karşıma çıkan tek fotoğrafından delice etkilendiğimi itiraf etmeliyim. Eğer portre fotoğrafçılığı,insanın kişiliğini, duygularını, iç dünyasını ortaya koymaksa; bu fotoğraf, taşıdığı yoğun masumiyet algısıyla örnek bir portre fotoğrafıdır.

Tam 89 yıl önce çekilmiş fotoğrafta; objektife gülümseyen  bugenç kızın portresine bakın; onunla göz göze gelin. Beni o zaman daha iyi anlayacaksınız. Neyyire Neyir"in gölgesi hafızalarınıza mutlaka düşecektir.Mutlaka yüreğinizin bir yerlerinde söndüremeyeceğiniz yangınlar çıkacaktır.

Yangınlar dedim de; Ateşten Gömlek filmini arşivlerden bulup seyredebilmek hayalini kuranlara kötü bir haberim var. Muhsin Ertuğrul"un yönettiği filmin negatifleriilerki yıllardasaklandığı belediye binası deposundaçıkan  biryangında kül oldu.

Filmin külleri belki de, Neyyire Nehir"in yattığı mezarlığın toprağına serpilmiştir. O mezarlığı,o kabri ziyaret etmek istiyorum ama, yerini bilen çıkmaz diye korkuyorum.Sormaya, sorgulamaya, aramaya araştırmaya cesaret edemiyorum.

 

BEHİÇ GÜNALAN (EDİRNE, 2011 ARALIK)

 

 

        
 
YORUMLAR
  
 
 
Behiç Hocam, çok değerli paylaşımlarınız için çok teşekkür ederiz, elinize gönlünüze sağlık. Selamlar
  
  11.01.2012 20:19
 
Hafızamızı tazelerken fotoğrafın insan yaşamındaki yeri ve fotoğraf ne zaman fotoğrafdır hatırlatmış oldunuz hocam çok teşekkür ederim .. sayğılar..
  
  22.12.2011 12:24
 
esinener


Behiç bey çok teşekkür ederiz bu paylaşımızınz ve güzel içimizi ve gözlerimizi dolduran bu yazınız için. Dilerim Münire EYÜP belki Türk sanatçılarına bir ilham kaynağı olur
  22.12.2011 18:34
Bu sitenin isim ve yayın hakları Fotopya Fotoğrafçılık Reklam Tur. Org. San. ve Tic. Ltd. Şirketine aittir. Sitedeki paylaşımların tüm hakları ve hukuki ve cezai sorumluluğu paylaşım sahiplerine aittir. Site tarafından hazırlanan yazı, röportaj ürün incelemesi vs tüm içeriğin her hakkı saklıdır. İzinsiz olarak kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz. Bu sitedeki çalışmaların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına göre suçtur. İzinsiz kullanılarak, alıntı yapmak, yasal kovuşturma hakkı doğurur.