Türkiye’nin ilk Belgesel Kanalı
  Burcu Ertunç

İZ’in oluşumu bir tepki oluşumudur. Vedat, Murat, Ahmet, Gökhan ve Coşkun’un tepkisidir.


Akıntıya Karşı Kürek
Çekiyormuyuz Bilmiyoruz.
ancak o Küreği Çekmezsek
Başka Yerlere Gideriz
Onu Biliyoruz

 

Türkiye’de bilginin araştırıldığı ve belgelendiği ilk TV kanalı olan İZ’in kurucularından Vedat Atasoy’la Türkiye’deki bilgi ve belge kavramları hakkında sohbet ettik.

 

 

Vedat Atasoy; Gece Kuşu ve TV Çocuğu programlarını yaptı, ne hissediyordu o zamanlar?

 

- Çok keyifliydi, hala o programın üzerine çok bir şey yapıldığını düşünmüyorum. 22-23 yaşındaydım onları yaptığımda, küçüktüm ve tabii Okan’dan çok şey öğrendim beraber çalışırken. Eğlenerek çalışıyorduk ve kendimiz için yapıyorduk programı. Sürekli konuşuyorduk, nasıl bir şey çıkacağını planlıyorduk ve gerçekten insanların ‘bu da olmaz ki’ dediği şeyleri yapıyorduk. Sonra bir anda herkes bizi konuşmaya başladı.  Okan’dan en fazla öğrendiğim şey korkmadan üretmek, özgürce fikrini söylemek yarattığın şeye inanarak onun arkasında durmak oldu. ‹nsanlar seni ne kadar aşağı çekerse çeksin doğru bulduğun şeye devam etmelisin…

 

Vedat Atasoy’un şu anda üzerinde çalıştığı, sürdürdüğü proje nedir?

 

 

- Türkiye’nin çevre politikaları ve AB sürecinde olacaklarla ilgili çalışmamız 7 aydır devam ediyor. Bununla ilgili 3 film tamamlandı, çalışmalar 6 - 7 ay daha sürecek.
Yurtdışında da çekimler devam ediyor. Varşova, Polonya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti ve Slovakya’ya gittik.Şimdi de Sofya’ya gideceğiz. Bu ülkeler AB’nin çevre kriterlerine uyum sürecini nasıl deneyimledi bunu irdelemek istiyoruz. İlk film Türkiye’nin çevre profilini ortaya koyacak.

 

Çevre kirliliğine sebep olan 15- 16 faktör var ancak hepsini bir filmde incelememiz çok zor. Bu yüzden ana etmenleri inceliyoruz; kalabalık ve kalabalıkla gelen altyapı ve bilgi yetersizliği. Ne yazık ki ülkemizde nüfus artış gösterirken zihniyetimiz yüzünden artan nüfusla düzenlenmesi gereken altyapı ve bilgi artmak yerine azalıyor. Şimdi Kyoto’nun imzalanmasına karar verilmiş yavaş yavaş gelen bir olumluya gidiş var. Yine de altyapı yetersizliği ve bence ondan da önemlisi bilginin yetersizliği çevre sorunlarının en önemlisi. Dünyayla karşılaştırdığımızda çevre bilgimiz çok zayıf. Avrupa’da ise çevre bilinci yemek içmek nasıl öğretiliyorsa öyle öğretiliyor. 

 

 

Şarküteri yapım nasıl yola çıktı ya da şöyle sorayım gözlük takan  inek televizyonla nasıl tanıştı ?

 

 

- Türkiye’yle ilgili çok iş yapmak istedik ancak Tv kanallarında, magazin ve eğlence dünyası daha çok insanların ilgisini çekiyordu ve zaten biz anlatmak istediklerimizi bir kanala vereceğimiz bir ya da birkaç programla da bitiremeyecektik. Bu kanal işte bu sebeple kuruldu.  2005 yılında yapım şirketi kurulurken isim arayışları sırasında Murat Toy’dan çıktı “şarküteri” fikri. Burası çok üretimin olacağı ve içinde her şeyin olacağı bir yer yani bakkal çakkal şarküteri gibi bir yer dedik. Bir de “şarküteri” adlı film vardı… Logo da habercinin kurukafasıyla bir ineğin karışımından oluşuyor, onu da Hollywood formatına soktuk, gözlüğünü taktık, yaparken çok eğlendik hala da çok seviyoruz logomuzu.


<br/>


İz Tv yola çıkarken Belgesele  mecra yaratmak  ve Uluslararası platformda bir ses duyurmayı hedefliyordu bunları nasıl başardınız?

 

 

- Ekibin ana kadrosu habercinin çekirdek ekibi. O yüzden bizim her anımız her çalışmamız uluslararası bağlantılı; ofisimizde her an bir Bolivyalı kameraman, Fransız bir kameraman Kanadalı bir yönetmenle karşılaşabilirsiniz. Bu ilişkilerin en büyük sebebi Coşkun Aral’dır. Biz onu biliyoruz ve onun yolundan gittik. Bizim için evrensel bakış çok önemli oldu ancak bunu yaparken de yerelliği hiç kaybetmedik.

 

Bizi büyütecek olanın bizi anlatacak asıl zenginliğimizin Anadolu’nun zenginliği olduğunu biliyorduk. Ödül konusunda da bizim ödül alma gibi de bir derdimiz olmadı. İnsanlar bizi alkışlamaya başladı. Bir gün ‹talya’dan aradılar ve bizi aday gösterdiklerini söylediler, History Channel’ın birinci olduğu sene de biz mansiyon almıştık zaten. Bu sene yine ilk üçe kaldık ve finalde Polonya ve Fransız kanalı vardı. Sonra Venedik’e davet edildik ve orada birincilik ödülünü aldık. Yarışma tematik kanalların katıldığı oldukça kapsamlı bir yarışmaydı. Spor, çocuk, gençlik, kültür, müzik dalında 900’ün üzerinde kanal, 20 ‘nin üzerinde de belgesel kanalı vardı.
Ben inanıyorum ki belgesel camiası bizimle beraber bir ivme kazandı.

 

Üç dört yıl önceki belgesel dünyasıyla bugünü karşılaştırdığınızda artık filmler üretiliyor, büyük kanallarda ödüllü belgeseller yayınlanıyor. Nereden baksanız bunun bizimle ilgili olduğunu çok net görebiliriz. Bunun nedeni rekabet de olabilir, saygı, sevgi gibi insani olan her şey olabilir, ticari anlamda ‘bizim de yerimiz olsun mecrayı onlara kaptırmayalım’ da olabilir.  Sonuçta biz bir camia olduğunu gösterdik. Bazı kurumlar zaten vardı ama o kurumlar bu konuda biraz eksik kaldılar. Sonuç olarak yaptığımız çok göz önünde olan bir şey belgesel artık herkesin evine girdi.

 


<br/>


<br/>

Türk Halkının araştırma  konusunda tembel olduğunu varsayarsakİ Z TV bu anlamda insanlarda neleri değiştirdi?

 

 

- Halkı suçlamak değil halkı yönlendirmek gereklidir, siz ne verirseniz kitleler onu alacaktır. Bizim de bu oluşum için yola çıkmamızın sebebi, bu ülkenin en büyük değeri olacak şeyin yani bilginin ve belgenin reddediliyor oluşudur. Bilginin hiç gösterilmemesine, tanıtılmamasına ve yokmuş gibi davranılmasına olan tepkimizdir.  Yapay bir magazin dünyasıyla gündemin doldurulduğu, politikanın bile magazinleştiği bir ortamda. İZ’ in oluşumu bir tepki oluşumudur. Vedat, Murat, Ahmet, Gökhan ve Coşkun’un tepkisidir. Ancak yalnız bir hareket değil, yola çıktığımızda fark ettik ki biz aslında bir çok kişiyiz ama insanlık için bir şey yapmaya çalışan insanlara ne gazeteler, ne televizyonlar, ne de sinema hiçbir imkan vermiyor. Bazen çok zor koşullarda sinemada iyi işler yapılıyor o kadar...

 

Bilginin önemsenmediği bir  yerde akıntıya karşı kürek çektiğinizi  düşnüyormusunuz?

 

- Akıntıya karşı kürek çekiyor muyuz bilmiyoruz. Ancak o küreği çekmezsek başka yerlere gideriz onu biliyoruz; şu anda bir yere gidiyor muyuz? Gitmiyor muyuz? onu da bilmiyoruz? şu an en önemlisi kürek çekmek. Çünkü yapmamak çok daha kolaydır, yapmak çok zordur. Tek derdimiz kürek çekmek ve ardımızda bir iz bırakmak, her şey ardında iz bırakır biz de bıraktığımızı düşünüyoruz.


<br/>


<br/>

        
 
YORUMLAR
  
 
Bu sitenin isim ve yayın hakları Fotopya Fotoğrafçılık Reklam Tur. Org. San. ve Tic. Ltd. Şirketine aittir. Sitedeki paylaşımların tüm hakları ve hukuki ve cezai sorumluluğu paylaşım sahiplerine aittir. Site tarafından hazırlanan yazı, röportaj ürün incelemesi vs tüm içeriğin her hakkı saklıdır. İzinsiz olarak kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz. Bu sitedeki çalışmaların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasasına göre suçtur. İzinsiz kullanılarak, alıntı yapmak, yasal kovuşturma hakkı doğurur.