Ramazan biz Müslümanlar için kutsal bir ay ama güzellikleri sadece bununla bitmiyor. Yılın başka zamanlarında yaşamamıza imkan olmayan öyle güzellikleri var ki bana kalırsa mutlaka fotoğraflanmalı.
Elbette neleri kastettiğimi anladınız. İstanbul, Bursa ve Edirne Osmanlıya başkentlik yapmış şehirlerimiz. Osmanlı İmparatorluğu en olgun en güzel eserlerinin pek çoğunu bu üç şehirde vermiş. Elbette Türkiye"mizin bütün şehirlerinde, kasabalarında hatta köylerinde ramazanda da çok güzel fotoğraflar çekilebilir, tabii çekilmeli de. Ben özellikle Osmanlı"nın eski başkentlerindeki mahyaların, tarihi eserlerin, iftar sofralarının ve ramazana özel pek çok geleneğin fotoğraflanması gerektiğini düşünüyorum. Elbette ramazanlarımız eski ramazanlardan farklı. Eski ramazanlar artık sadece hikayelerde, efsanelerde yaşıyor. Bu gün, fotoğrafın sağladığı imkanla, bizden sonra gelenlerle ramazan geleneklerimizi, ramazanları nasıl yaşadığımızı görsel olarak da miras bırakabiliriz. Mavi saatte mahyalar, iftar sofraları ve tüm ramazan aktiviteleri fotoğraflanmalı. Tabii hiç kimse rahatsız edilmeden. Özellikle ibadet edenlerin tedirgin edilmemesi, ibadetlerinin engellenmemesi gerektiği unutulmamalı.
Yaşanan bu güzellikler sadece bizden sonra gelecek olanlara gösterilmek için bile olsa fotoğraflanmalı. Bu sorumluluk da biz fotoğrafçılara düşüyor.
Hepinize hayırlı ramazanlar sevgili dostlarım.